🦊 Allah In 1001 Ismi Nelerdir
AhkamAyetleri Nelerdir Bakara Suresinden Örnek Verir misiniz? kabul eder Bize duşen sebat ve gayrettir Tevfik Allah’tandır Allah’ın guzel isimleri vardır, Onunla kendisine dua Ya Aziz 94,Ya Cebbar 206,Ya Muzill 770,Ya Kaviyy 117,Ya Mumit 490,Ya Vahid 19,Ya Muntekim 630,Ya Darr 1001,Ya Kahhar 306,Ya Veliyy 46 Carşamba Ya Melik
Allahü Teala Hazretlerinin 99 ismini öğrenmek ve faydaları nelerdir. Allah'ın 99 ismi ve manaları nelerdir. Din İşleri Yüksek Kurulu Fetvalar Kitabından oku
AZrealtor agent. Answer (1 of 16): I am watching 1001 nights on Netflix with English subtitles. 9. Intersection Episode 1 English Subtitles Full. NEW Tagalog Reggae Classics Songs 2021 - Chocolate Factory Tropical Depression Blakdyak 115458. 2021 · Being available to all people over the age of 55, AARP is something the retired have come to
allah rahman (esirgeyen), rahim (bağışlayan), melik (buyrukları tutulan), kuddus (noksanlıklardan arınmış), selam (yarattıklarını selamette kılan), mü’min (inananları güvenlikte kılan), müheymin
Faziletve faydaları : Zararı dokunacak kişileri uzaklaştırmak için : Ed- Darr * Zulümden kurtulmak isteyen, her gün 1001 kere ” Ya Dârr celle celâlühû ” ism-i şerifini okursa, maksadı hasıl olur. * Her cuma gecesi ” Ya Dârr celle celâlühû ” ism-i şerifini okuyan kimse düşmüş olduğu sıkıntı, keder ve dertten
AllahuTeala’yı İsimleriyle Zikretmenin Faziletleri Allah zikrine devam eden kişinin derecesi hem Allah katından hem de insanlar katında artar. İnsanlar arasından sevilen, sayılan sözü geçen kıymetli kişi olur. Çünkü kalpler yalnızca Allah’ı zikretmekle yumuşar. Allah’ın 99 isminde hayatımızı kolaylaştıracak bütün her şey mevcuttur.
Millet''Yandım Allah'' diyor duymuyor musun Erdoğan? 2 Şubat 2022 Çarşamba Erdoğan, siyaset ve 1001 Gece Masalları Erdoğan'ın karnesi ile Kavcıoğlu'nun karnesi 28 Kasım 2021 Pazar
ElAlîm (العَلِيمُ); her şeyin başlangıcını ve sonunu, gizli ve açığını bilen, yerde ve gökte, dünyada ve âhirette, şehadet ve gayb âleminde ilminden hiçbir şey saklı kalamayan, ezel ve ebed arasında bulunan her şeyi ezelî ve ebedî ilmiyle kuşatan Yüce Allah. [1]
Allahın, El Esma ül Hüsna yani en güzel isimler olarak da bilinen, 99 ismi bulunmaktadır. Bu isimlerin bir kısmı ayetlerden, bir kısmı ise hadisler yolu ile oluşturulmuştur. Müslümanlar, bu isimleri zikrederek sevap kazandıklarına ve birçok hastalığında tedavisinde şifa bulacaklarına inanırlar. Allah’ın isimleri bu 99 isimden ibaret değildir ve 99 rakamı kuranda
WU3qY. KÜNYE HAKKIMIZDA HARİTA YASAL ARA İLETİŞİM ANASAYFA İSLAM Allah’ın İsim ve Sıfatları Kısaca Allah’ın isim ve sıfatları nelerdir? Allah’a atfedilen İsmi Azam nedir? Esma-i Hüsna ne demektir? Allah’ın isimleri ve anlamları...Müminin Allah'ı tanıması amacıyla ilâhî zâtı nitelendiren kavramlara isim veya sıfat denilir. Hay diri, alîm bilen, hâlik yaratan gibi dil açısından sıfat kalıbında olan kelimeler isim kabul edilirken, bunların masdarlarını oluşturan ve Allah'ın zâtına nisbet edilen kavramlar sıfat olarak değerlendirilir. Yüce Allah’a atfedilen isimler... 1. “ALLAH” ÖZEL İSMİ Kendisine ibadet edilen yüce varlığın özel ismidir. Özel isimler diğer dillere tercüme edilemezler. Hatta Arapça olan bir başka kelimenin onun yerini tutması da mümkün değildir. Bu sebeple bilginler ister Arapça olsun, ister diğer herhangi bir dilden olsun, başka bir kelimenin “Allah” isminin yerini tutamayacağı konusunda fikir birliği içindedirler. Ancak Kur’an’da, Allah kelimesinin işaret ettiği zât için ilâh, mevlâ, rab gibi isimler de kullanılmıştır. Bu sebeple Farsça’daki Hüda ve Yezdân, Türkçe'deki Tanrı ve Çalab... gibi isimler her ne kadar Allah özel isminin yerine geçmezse de ilâh, mevlâ, rab gibi âyet ve hadislerde geçen Allah'ın diğer isimlerinin yerine kullanılabilir. 2. İSM-İ A’ZAM Bu tamlama, sözlükte “en büyük isim” anlamına gelmektedir. Terim olarak Allah’ın en güzel isimleri içerisinde yer alan bazı isimleri için kullanılmıştır. Bir grup İslâm âlimi, Allah’ın isimlerinin hepsinin eşit derecede büyük ve üstün olduğunu söylemiş, birini diğerlerinden ayırmamışlardır. Bir grup ise hadisleri göz önünde bulundurarak, bazı isimlerin diğerlerinden daha büyük ve faziletli olduğu görüşünü benimsemişlerdir. Hz. Peygamber’in bazı hadislerinde İsm-i A’zam’dan bahsedilmekte, bu isimle dua edildiği zaman, duanın mutlaka kabul edileceği bildirilmektedir. bk. Ebû Dâvûd, “Vitr”, 23; Tirmizî, “Daavât”, 64, 65, 100; Nesâî, “Sehv”, 58; İbn Mâce, “Duâ”, 9, 10 Fakat Allah’ın en büyük isminin hangisi olduğunu kesin olarak belirlemek mümkün değildir. Çünkü bu hadislerin bir kısmında Allah ismi, bir kısmında ise rahmân, rahîm esirgeyen, bağışlayan, el-hayyü'l-kayyûm diri ve her şeyi ayakta tutan, zü’l-celâli ve’l-ikrâm ululuk ve ikram sahibi isimleri Allah’ın en büyük ismi olarak belirtilmektedir. 3. ESMÂ-İ HÜSNÂ İsmin çoğulu olan esmâ kelimesi ile, “en güzel” anlamındaki hüsnâ kelimesinin oluşturduğu bir sıfat tamlaması olan Esmâ-i Hüsnâ el-Esmâü'l- Hüsnâ, yüce Allah'ın bütün isimleri için kullanılan bir terimdir. “Allah, kendisinden başka ilâh olmayandır. En güzel isimler O'na mahsustur" Tâhâ 20/8, “...En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nun şanını yüceltmektedirler. O galiptir, hikmet sahibidir.” el-Haşr 52/24 meâlindeki âyetlerde de ifade edildiği gibi en güzel isimler Allah’a mahsustur. Çünkü bütün kemal ve yetkinliklerin sahibi O'dur. O’nun isimleri en yüce ve mutlak üstünlük ifade eden kutsal kavramlardır. Allah’ın isimlerine Esmâ-i İlâhiyye de denilir. Allah Teâlâ'nın Kur'an'da ve sahih hadislerde geçen pek çok ismi vardır. Kul bu isimleri öğrenerek Allah'ı tanır, O'nu sever ve gerçek kul olur. Kur’an’da “En güzel isimler Allah’ındır. O halde O'na o güzel isimlerle dua edin..." el-Arâf 7/180 buyurularak, Esmâ-i Hüsnâ ile dua ve niyazda bulunulması emredilmiştir. Esmâ-i Hüsnâ’nın birden fazla olması, işaret ettiği zâtın birden çok olmasını gerektirmez, bütün isimler o tek zâta delâlet ederler “De ki İster Allah deyin, ister rahmân deyin, hangisini deseniz olur..." el-İsrâ 17/110 Allah’ın 99 İsmi Hz. Peygamber bir hadislerinde, yüce Allah’ın 99 isminin bulunduğunu, bu isimleri sayan ve ezberleyen kimselerin cennete gireceğini haber vermiştir. Buhârî, “Daavât”, 68; “Tevhîd”, 12; Müslim, “Zikr”, 2; Tirmizî, “Daavât”, 82 Hadislerde geçen “saymak” ihsâ ve “ezberlemek” hıfz ile maksat Allah’ı güzel isimleriyle tanımak ve O’na iman, ibadet ve itat etmektir. Allah’ın isim ve sıfatları 99 isimden ibaret değildir. Allah’ın âyet ve hadislerde geçen başka isimleri de vardır. Hadiste 99 sayısının zikredilmesi, sınırlama anlamına değil, bu isimlerin Allah'ın en meşhur isimleri olması sebebiyledir. Allah’ın İsimleri ve Anlamları Tirmizî ve İbn Mâce'nin rivayet ettikleri bir hadiste bu doksan dokuz isim tek tek sayılmıştır. Tirmizî, “Daavât”, 82; İbn Mâce, “Duâ”, 10 Bu isimler şunlardır Allah, Rahmân esirgeyen, Rahîm bağışlayan, Melik buyrukları tutulan, Kuddûs noksanlıklardan arınmış, Selâm yaratıklarını selâmette kılan, Mü'min inananları güvenlikte kılan, Müheymin hükmü altına alan, Azîz ulu, galip, Cebbâr dilediğini zorla yaptırma gücüne sahip olan, Mütekebbir yegâne büyük, Hâlik yaratıcı, Bârî eksiksiz yaratan, Musavvir her şeye şekil veren, Gaffâr günahları örtücü, mağfireti bol, Kahhâr isyankârları kahreden, Vehhâb karşılıksız veren, Rezzâk rızıklandıran, Fettâh hayır kapılarını açan, Alîm her şeyi bilen, Kabız ruhları kabzeden, can alan, Bâsıt rızkı genişleten, ömürleri uzatan, Hâfıd kâfirleri alçaltan, Râfi müminleri yükselten, Muiz yücelten, aziz kılan, Müzil değersiz kılan, Semî işiten, Basîr gören, Hakem hükmedici, iyiyi kötüden ayırt edici, Adl adaletli, Latîf kullarına lutfeden, Habîr her şeyden haberdar, Halîm yumuşaklık sahibi, Azîm azametli olan, Gafûr çok affedici, Şekûr az amele bile çok sevap veren, Alî yüce, yüceltici, Kebîr büyük, Hafîz koruyucu, Muhît kuşatan, Rezzâk rızıklarını yaratıcı, Hasîb hesaba çeken, Celîl yücelik sıfatları bulunan, Kerîm çok cömert, Rakýb gözeten, Mücîb duaları kabul eden, Vâsi ilmi ve rahmeti geniş, Hakîm hikmet sahibi, Vedûd müminleri seven, Mecîd şerefi yüksek, Bâis öldükten sonra dirilten ve peygamber gönderen, Şehîd her şeye şahit olan, Hak hakkın kendisi, Vekîl kulların işlerini yerine getiren, Kavî güçlü, kuvvetli, Metîn güçlü, kudretli, Velî müminlere dost ve yardımcı, Hamîd övgüye lâyık, Muhsî her şeyi sayan, bilen, Mübdî her şeyi yokluktan çıkaran, Muîd öldürüp yeniden dirilten, Muhyî hayat veren, dirilten, Mümît öldüren, Hay diri, Kayyûm her şeyi ayakta tutan, Vâcid istediğini istediği anda bulan, Mâcid şanı yüce ve keremi çok, Vâhid bir, Samed muhtaç olmayan, Kadir kudret sahibi, Muktedir her şeye gücü yeten, Mukaddim istediğini öne alan, Muahhir geri bırakan, Evvel başlangıcı olmayan, Âhir sonu olmayan, Zâhir varlığı açık olan, Bâtın zât ve mahiyeti gizli olan, Vâlî sahip, Müteâlî noksanlıklardan yüce, Ber iyiliği çok, Tevvâb tövbeleri kabul edici, Müntakim âsilerden intikam alan, Afüv affedici, Raûf şefkati çok, Mâlikü'l-mülk mülkün gerçek sahibi, Zü'l-celâli ve'l-ikrâm ululuk ve ikram sahibi, Muksit adaletli, Câmi birbirine zıt şeyleri bir araya getirebilen, Ganî zengin, kimseye muhtaç olmayan, Muğnî dilediğini muhtaç olmaktan kurtaran, Mâni istediği şeylere engel olan, Zâr dilediğini zarara sokan, Nâfi dilediğine fayda veren, Nûr aydınlatan, Hâdî hidayete erdiren, Bedî çok güzel yaratan, Bâki varlığı sürekli olan, Vâris mülkün gerçek sahibi, Reşîd yol gösterici, Sabûr çok sabırlı. Allah’ın isimleri konusundaki temel dayanak vahiy olduğu için, bu isimler insanlar tarafından değiştirilemez. Âyet ve hadisler Allah’ı nasıl isimlendirmiş ise öyle isimlendirmek gerekir. 4. ALLAH’IN SIFATLARI Allah Teâlâ’ya iman etmek demek, O'nun yüce varlığı hakkında vâcip ve zorunlu olan kemal ve yetkinlik sıfatlarıyla, câiz sıfatları bilip, öylece inanmak, zâtını noksan sıfatlardan yüce ve uzak tutmaktır. Allah, şanına lâyık olan bütün kemal sıfatlarıyla nitelenmiş ve noksan sıfatlardan münezzehtir. Allah Teâlâ’nın sıfatlarının hepsi ezelî ve ebedî sıfatlardır. O'nun sıfatlarının başlangıcı ve sonu yoktur. Allah’ın sıfatları, yaratıkların sıfatlarına benzemez. Her ne kadar isimlendirmede bir benzerlik varsa da Allah'ın ilmi, iradesi, hayatı, kelâmı; bizim, ilim, irade, hayat ve kelâmımıza benzemez. Biz, Allah’ın zâtını ve mahiyetini bilemediğimiz ve kavrayamadığımız için O’nu isim ve sıfatlarıyla tanırız. Kur'ân-ı Kerîm “Onu gözler idrak edemez. Fakat O, gözleri idrak eder. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.” el-Enâm 6/103 buyurarak, Allah'ın zâtını idrak etmenin, mahiyetini bilmenin imkânsız olduğunu açıklamıştır. Hz. Peygamber de bu konuda şöyle buyurmuştur “Allah’ın yaratıkları hakkında düşününüz. Fakat Allah’ın zâtı hakkında düşünmeyiniz. Gerçekten siz buna hiç güç yetiremezsiniz.” Süyûtî, el-Câmiu's-sag¢r, I, 132; Aclûnî, Keşfü'l-hafâ, I, 311 Yüce Allah’ın varlığı zorunlu ve vâcip olan sıfatları iki gruba ayrılır Zâtî sıfatlar, sübûtî sıfatlar. ALLAH’IN ZÂTÎ SIFATLARI ALLAH’IN SÜBÛTÎ SIFATLARI Kaynak İslam İlmihali 1, TDV Yayınları İslam ve İhsan PAYLAŞ İslam ve İhsan İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de “Allâh katında dîn İslâm’dır …” Âl-i İmrân, 19 buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan böyle bir dîn aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” Âl-i İmrân, 85 ... Peygamber Efendimiz Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret hac etmendir” buyurdular. “İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular. İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16 Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir. Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” Muvatta’, Kader, 3. Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir. Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307 Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” er-Rad, 28 Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir. İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal ilm-i hâl sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır. İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz. Erkam Medya © islam&ihsan 2013 - 2022 altında yayınlanan yazıların tüm hakları mahfuzdur. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi yazıların tamamı izinsiz kullanılamaz.
Sual Esma-i hüsna ne demektir? CEVAP Esmâ-ül hüsna, Allahü teâlânın güzel isimleri demektir. Arapça orijinal yazılışları için buraya tıklayınız! Allahü teâlânın Tirmizi’de bildirilen 99 ismi şunlardır 1- Allah Her ismin vasfını ihtiva eden öz adı. Kendinden başka ilah bulunmayan tek Allah. Bu ism-i şerif, Cenâb-ı Hakk'ın has ismidir. Bu itibarla diğer isimlerin ifade ettiği bütün güzel vasıfları ve İlâhî sıfatları içine alır. Diğer isimler ise, yalnız kendi mânalarına delâlet ederler. Bu bakımdan Allah isminin yerini hiçbir isim tutamaz. Bu isim, Allah'tan başkasına mecazen de verilemez. Diğer isimlerinden bazılarının, Allah'tan başkasına isim olarak verilmesi caizdir. 2- Er-Rahmân Dünyada bütün mahlûkata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden. 3- Er-Rahîm Ahirette, sadece müminlere acıyan, merhamet eden. 4- El-Melik Mülkün, kâinatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan. 5- El-Kuddûs Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdîse lâyık olan. 6- Es-Selâm Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran. Cennetteki bahtiyar kullarına selâm eden. 7- El-Mü’min Güven veren, emin kılan, koruyan, iman nurunu veren. 8- El-Müheymin Her şeyi görüp gözeten, her varlığın yaptıklarından haberdar olan. 9- El-Azîz İzzet sahibi, her şeye galip olan, karşı gelinemeyen. 10- El-Cebbâr Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran. Hükmüne karşı gelinemeyen. 11- El-Mütekebbir Büyüklükte eşi, benzeri yok. 12- El-Hâlık Yaratan, yoktan var eden. Varlıkların geçireceği halleri takdir eden. 13- El-Bâri Her şeyi kusursuz ve mütenasip yaratan. 14- El-Musavvir Varlıklara şekil veren ve onları birbirinden farklı özellikte yaratan. 15- El-Gaffâr Günahları örten ve çok mağfiret eden. Dilediğini günah işlemekten koruyan. 16- El-Kahhâr Her istediğini yapacak güçte olan, galip ve hâkim. 17- El-Vehhâb Karşılıksız nimetler veren, çok fazla ihsan eden. 18- Er-Razzâk Her varlığın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan. 19- El-Fettâh Her türlü sıkıntıları gideren. 20- El-Alîm Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi, ezeli ve ebedi ilmi ile en mükemmel bilen. 21- El-Kâbıd Dilediğinin rızkını daraltan, ruhları alan. 22- El-Bâsıt Dilediğinin rızkını genişleten, ruhları veren. 23- El-Hâfıd Kâfir ve facirleri alçaltan. 24- Er-Râfi Şeref verip yükselten. 25- El-Mu’ız Dilediğini aziz eden. 26- El-Müzil Dilediğini zillete düşüren, hor ve hakir eden. 27- Es-Semi Her şeyi en iyi işiten, duaları kabul eden. 28- El-Basîr Gizli açık, her şeyi en iyi gören. 29- El-Hakem Mutlak hakim, hakkı bâtıldan ayıran. Hikmet sahibi. 30- El-Adl Mutlak adil, yerli yerinde yapan. 31- El-Latîf Her şeye vakıf, lütuf ve ihsan sahibi olan. 32- El-Habîr Her şeyden haberdar. Her şeyin gizli taraflarından haberi olan. 33- El-Halîm Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan, hilm sahibi. 34- El-Azîm Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce. 35- El-Gafûr Affı, mağfireti bol. 36- Eş-Şekûr Az amele, çok sevap veren. 37- El-Aliyy Yüceler yücesi, çok yüce. 38- El-Kebîr Büyüklükte benzeri yok, pek büyük. 39- El-Hafîz Her şeyi koruyucu olan. 40- El-Mukît Rızıkları yaratan. 41- El-Hasîb Kulların hesabını en iyi gören. 42- El-Celîl Celal ve azamet sahibi olan. 43- El-Kerîm Keremi, lütuf ve ihsânı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden. 44- Er-Rakîb Her varlığı, her işi her an gözeten. Bütün işleri murakabesi altında bulunduran. 45- El-Mucîb Duaları, istekleri kabul eden. 46- El-Vâsi Rahmet ve kudret sahibi, ilmi ile her şeyi ihata eden. 47- El-Hakîm Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan. 48- El-Vedûd İyiliği seven, iyilik edene ihsan eden. Sevgiye layık olan. 49- El-Mecîd Nimeti, ihsanı sonsuz, şerefi çok üstün, her türlü övgüye layık bulunan. 50- El-Bâis Mahşerde ölüleri dirilten, Peygamber gönderen. 51- Eş-Şehîd Zamansız, mekansız hiçbir yerde olmayarak her zaman her yerde hazır ve nazır olan. 52- El-Hak Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran. 53- El-Vekîl Kulların işlerini bitiren. Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran. 54- El-Kaviyy Kudreti en üstün ve hiç azalmaz. 55- El-Metîn Kuvvet ve kudret menbaı, pek güçlü. 56- El-Veliyy Müslümanların dostu, onları sevip yardım eden. 57- El-Hamîd Her türlü hamd ve senaya layık olan. 58- El-Muhsî Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen. 59- El-Mübdi Maddesiz, örneksiz yaratan. 60- El-Muîd Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan. 61- El-Muhyî İhya eden, yarattıklarına can veren. 62- El-Mümît Her canlıya ölümü tattıran. 63- El-Hayy Ezeli ve ebedi bir hayat ile diri olan. 64- El-Kayyûm Mahlukları varlıkta durduran, zatı ile kaim olan. 65- El-Vâcid Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, hiçbir şeye muhtaç olmayan. 66- El-Mâcid Kadri ve şânı büyük, keremi, ihsanı bol olan. 67- El-Vâhid Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan. 68- Es-Samed Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu merci. 69- El-Kâdir Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan. 70- El-Muktedir Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi. 71- El-Mukaddim Dilediğini yükselten, öne geçiren, öne alan. 72- El-Muahhir Dilediğini alçaltan, sona, geriye bırakan. 73- El-Evvel Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan. 74- El-Âhir Ebedi olan, varlığının sonu olmayan. 75- Ez-Zâhir Yarattıkları ile varlığı açık, aşikâr olan, kesin delillerle bilinen. 76- El-Bâtın Aklın tasavvurundan gizli olan. 77- El-Vâlî Bütün kâinatı idare eden, onların işlerini yoluna koyan. 78- El-Müteâlî Son derece yüce olan. 79- El-Berr İyilik ve ihsanı bol olan. 80- Et-Tevvâb Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan. 81- El-Müntekım Asilerin, zalimlerin cezasını veren. 82- El-Afüvv Affı çok olan, günahları mağfiret eden. 83- Er-Raûf Çok merhametli, pek şefkatli. 84- Mâlik-ül Mülk Mülkün, her varlığın sahibi. 85- Zül-Celâli vel İkrâm Celal, azamet, şeref, kemal ve ikram sahibi. 86- El-Muksit Mazlumların hakkını alan, adaletle hükmeden, her işi birbirine uygun yapan. 87- El-Câmi İki zıttı bir arada bulunduran. Kıyamette her mahlûkatı bir araya toplayan. 88- El-Ganiyy İhtiyaçsız, muhtaç olmayan, her şey Ona muhtaç olan. 89- El-Mugnî Müstağni kılan. İhtiyaç gideren, zengin eden. 90- El-Mâni Dilemediği şeye mani olan, engelleyen. 91- Ed-Dârr Elem, zarar verenleri yaratan. 92- En-Nâfi Fayda veren şeyleri yaratan. 93- En-Nûr Âlemleri nurlandıran, dilediğine nur veren. 94- El-Hâdî Hidayet veren. 95- El-Bedî Misalsiz, örneksiz harikalar yaratan. Eşi ve benzeri olmayan. 96- El-Bâkî Varlığının sonu olmayan, ebedi olan. 97- El-Vâris Her şeyin asıl sahibi olan. 98- Er-Reşîd İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren. 99- Es-Sabûr Ceza vermede, acele etmeyen. Başka isimler söylemek Sual Allahü teâlâya Onun 99 isminden başka bir isim söylemek caiz olur mu? Mesela Padişah, Sultan, Çalap, Hüda gibi isimler caiz olur mu? CEVAP İbadet olmayan yerlerde kullanmak caizdir. İbadet olarak kullanılmaz. Birgivi vasiyetnamesi şerhinde, Allah’ın isimlerinin tevkifi olduğu, yani dinin bildirdiği isimleri söylemek gerektiği, Esma-i hüsnâdan başka isim söylenemeyeceği açıklanmaktadır. Şerh-i mevakıfta da, Allahü teâlâya yakışan mana ile 99 isminden başka isim söylemek, âlimlerin çoğuna göre caiz değildir buyuruluyor. Yani az da olsa, Allahü teâlâya yakışan başka isimlerle çağırmanın da caiz olduğunu söyleyen âlimler var demektir. Esma-i hüsnâdan olmadığı halde, Mevla, Rab, Nasır, Galip, Ekrem, Allahü teâlânın ismi olarak Kur'an-ı kerimde kullanılmıştır. Hadis-i şeriflerde ise, Hannan, Mennan, Cemil gibi isimler kullanılmıştır. Feraid Tasavvuf şairi Kuddusi efendi diyor ki Ey rahmeti bol Padişah, Cürmüm ile geldim sana, Ben eyledim hadsiz günah, Cürmüm ile geldim sana. Yunus Emre de, Çalap ve daha başka isimleri ilah manasında, ibadet dışında kullanmıştır. Bir çok menkıbede, hükümdar, sultan kelimeleri ibadet dışında kullanılmıştır. Âlimlerin kullandıkları isimlerden başka isimleri kullanmamalıdır. Esma-i hüsna’yı ezberlemek Sual Bir arkadaşım dedi ki “Ebu Hüreyre’den nakledilen bir hadiste, Peygamberimizin Allahü teâlânın şu 99 esma-i hüsnasını ihsâ eden, Cennete girer, sonsuz saadete ulaşır dediği iddia edilmiştir. Ancak, Peygamberimizin, Allah'a böyle bir sınırlama koyması mümkün değildir. Bu hadis sahih değildir. Peygamberimiz şöyle söylemiş olabilir Allah'ın isimlerinden 99'unu ihsâ eden Cennete girer, sonsuz saadete erişir. Bu arkadaşımın sözünde doğruluk payı var mıdır? CEVAP Yoktur. Çünkü o hadis-i şerif, kütüb-i sittenin en kıymetli üç hadis kitabında, yani Buhari, Müslim ve Tirmizi’de vardır. O hadis-i şerifi yalan saymak, bu üç büyük âlimi cahil saymak olur. Din kitaplarında bu husus açıklanmıştır. Herkese Lazım Olan İman kitabında deniyor ki Allahü teâlânın isimleri sonsuzdur. Bin bir ismi var diye meşhurdur. Yani, isimlerinden bin bir tanesini insanlara bildirmiştir. Bunlardan 99’una Esma-ül hüsna denir. Demek ki Allah’ın bin bir ismi vardır. Ama bunlardan 99’una Esma-i hüsna deniyor. Kadı zade Ahmed efendi de, Birgivi vasiyetnamesi şerhinde, Allahü teâlânın 99 ismine Esma-i hüsna denir diyor. Arkadaşın dediği gibi, Allah’ın isimlerinden 99 unu değil, Peygamber efendimizin bildirdiği 99 ismi ihsâ etmek gerekiyor. Yoksa Allahü teâlânın ismi çoktur. Bunlardan rastgele 99’unu değil, bildirilen 99 ismi ihsâ etmek gerekir. Burada ihsâ etmek, bu 99 ismi manaları ile birlikte ezberleyip amel etmek demektir. Böyle yapan kimse elbette Cennete girer, sonsuz saadete ulaşır. Birkaç örnek verelim Kerim Lütfu ve ihsanı bol, çok ikram eden. Müslüman da, cömert ve ihsan sahibi olmalı. Gaffar Günahları örten ve çok mağfiret eden. Müslümanlar da birbirlerinin kusurlarını görmemeli. Razzâk Her varlığın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan. Bu ismi okurken, rızkı için endişe etmemeli. Mütekebbir Büyüklükte eşi, benzeri yok. Bu ismi okurken Allahü teâlânın azametini ve kibriyâsını düşünerek kibirden uzak durmalı. Bunlar gibi Esma-i hüsnadaki isimler okunurken, manalarını düşünmeli ve bunlarla amel etmeli. Arkadaşınızın, hadis-i şerif okuyup yanlış anlaması da gösteriyor ki, tefsirden, meal ve hadisten din öğrenilmez. Dinimi öğreneyim derken, yanlış anlayıp, dinsiz olup çıkabilir. Bu yüzden doğru yazılmış ilmihal kitaplarından dinimizi öğrenmeye çalışmalıyız. Ehl-i sünnet âlimlerinin kıymetli eserlerinden tercüme edilerek derlenmiş olan, nakli esas alan, en kıymetli ilmihal kitabı Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye son sözünde diyor ki “Evliya olan Ehl-i sünnet âlimleri, kalb, ruh mütehassısları olup, herkesin bünyesine ve hastalığına ve zamanının zulmetine ve fesadına uygun ruh ilaçlarını, hadis-i şeriflerden seçerek söylemişler ve yazmışlardır. Resulullah, dünya eczanesine yüz binlerce ilaç hazırlayan baş tabip olup, Evliya olan Ehl-i sünnet âlimleri de, bu hazır ilaçları, hastaların dertlerine göre dağıtan, emrindeki yardımcı tabipler gibidir. Hastalığımızı bilemediğimiz, ilaçları tanımadığımız için, yüz binlerce hadis içinden, kendimize ilaç aramaya kalkarsak, Allergie aksi tesir hasıl olarak, cahilliğimizin cezasını çeker, fayda yerine zarar görürüz. İşte bunun için, hadis-i şerifte, Kur'an-ı kerimi kendi anladığına göre tefsir eden kâfir olur buyuruldu. Mezhepsizler, bu inceliği anlayamadıkları için, Herkes Kur’an ve hadis okumalı, dinini bunlardan kendi anlamalı, mezhep kitaplarını okumamalı diyerek, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarının okunmasını yasak ediyorlar. Bütün Müslümanları felakete sürüklüyorlar.” Hakkıyla bilen Sual Esma-i hüsnadan olan Alîm ismine tam bilen demek uygun mudur? Bunun gibi Basîr ismine de tam gören demek uygun olur mu? CEVAP Alîm ismi Kur’an-ı kerimde yüzden fazla geçiyor. Hiçbir tefsirde tam bilen diye bir ifadeye rastlamadık. Hemen bütün tefsirlerde, hakkıyla bilen, her şeyin içini ve dışını en mükemmel bilen diye açıklanıyor. Alîm, bilen demektir. Neyi bilen, her şeyi bilen demektir. Nasıl bilendir? Hakkıyla bilen, en iyi bilen demektir. Alîm, kısaca her şeyi hakkı ile, en iyi bilen demektir. Basîr de gören demektir. Neyi gören? Gizli açık her şeyi gören demektir. Nasıl görendir? Her şeyin dışını ve içini bir uzuv olmadan müşahede edendir. Tam gören ifadesi biraz yavan kalmaktadır. Gizli açık her şeyi en iyi gören demek daha uygun olur. El Hak ismi Sual Bazıları, Allah’ın Hak diye bir ismi yok, ona hak demek şirk olur diyorlar. Biz hep Cenab-ı Hak diyoruz, bu şirk mi oluyor? CEVAP Hayır, şirk değildir. El Hak isminin, Esma-i hüsnadan yani Allahü teâlânın 99 güzel isminden biri olduğu, Tirmizi’deki hadis-i şerifte bildiriliyor. El Hak Varlığı hiç değişmeden duran, var olan, hakkı ortaya çıkaran demektir. El Berr ismi Sual Esma-i hüsnadan El Berr kelimesi El Birr olarak mı yazılır? İkisi arasındaki fark nedir? CEVAP Bu kelime BR olarak yazılır. Ber, bir ve bur olarak okunabilir. Birr, iyilik demektir. Kur'anda çok yerde geçer Bekara 44, 177, 189; Al-i İmran 92, Maide 2. Tur suresinin 28. âyetinde ise, el-berr-ür-rahim olarak geçmektedir. Bu esma-i hüsnadan olan berr'dir. Bu berr olarak yazılır. Berr, ayrıca kara parçası anlamına da gelir. Maide suresinin 96. âyetinde, sayd-ül bahri = deniz avı, sayd-ül berri = Kara avı ifadesi geçer. Şu surelerde de kara parçası olarak geçmektedir 6/59; 6/63; 6/97;10/22; 17/67; 7/68; 17/70; 27/63; 29/65-66; 30/41; 31/32 Burr, buğday demektir. Bir hadis-i şerifte, Buğdayı buğdaya satarken biri fazla olursa faiz olur buyuruluyor. Vel burru bil burri ifadesi geçiyor. Tirmizi Şu halde birr, iyilik demektir. Berr, Esma-i hüsnadandır, ayrıca kara parçası anlamına da geliyor. Vahid ve Ehad Sual Bir anlamına gelen Vahid ve Ehad kelimeleri arasındaki fark nedir? CEVAP Evet Vahid de, Ehad da Bir manasına gelir. Biri sıfat ismi, biri zat ismidir. Vâhid, Allahü tealanın sıfat isimlerindendir, Esma-i hüsnada bildirilen 99 isminden biridir. Vâhid, zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan anlamındadır. Bir âyet meali şöyledir Elbette ilahınız vahiddir, birdir [Saffat 4 Ehad de Onun zat ismidir. Bir âyet meali şöyledir De ki, Allah ehaddir, birdir [İhlas 1] Burada zatı bakımdan bir demektir. Buradaki Bir kelimesini sayı bakımından bir gibi anlamamalı. Öyle anlaşılırsa Allah madde, cisim gibi anlaşılır. Halbuki Allah hiç bir şeye benzemez, hayal edilen şey mahlûktur, O her hayalden farklıdır. Mücessime ve Müşebbihe denilen fırkalar, Allah’ı yürüyen, oturan, madde, cisim gibi görür. Bir âyet-i kerime meali şöyledir Onun benzeri hiçbir şey yoktur, O hiçbir şeye benzemez. [Şura 11] Allah ismine saygı Sual Allah ismini saygı ifadesiz yazmak, söylemek caiz midir? CEVAP Selef-i salihin saygı ile söyler ve saygı ile yazardı. Terki bid’attir. Bir yazıda, bir konuşmada bir defacık olsun saygı ile yazmalı veya söylemelidir! Onun için dilimizi Allahü teâlâ demeye alıştırmalıyız! Allahü teâlâ razı olsun Sual Allah razı olsun denince saygı sözü terkedilmiş olur mu? CEVAP Evet. Allahü teâlâ, razı olsun demelidir! Kısaltmalar Sual Dini yazılarda saygı kelimelerini her seferinde yazmalı mı? CC, gibi kısaltma yapmak uygun mu? CEVAP Din kitaplarında diyor ki Allahü teâlânın ismini okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince, sübhânallah, tebârekallah, celle-celalüh veya teâlâ gibi saygı sözlerinden birini söylemek, yazmak, ilkinde vacip, tekrarında ise müstehaptır. Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemin ismini işitenin ömründe bir defa salevat getirmesi farz, okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince ilkinde söylemek vacip, tekrarında müstehaptır. gibi kısaltma yapmak uygun değildir. Mirât-i kâinât kitabında diyor ki Cahiller ve tembeller, saygı sözlerini kısaltarak birkaç harf yazıyorlar. Bu doğru değildir. Çok sakınmalıdır! Hafife almak tehlikelidir Sual Kısaltmalar her tarafta kullanılıyor. Bir metini okurken geçtiğinde onu harf bazında söylemiyoruz, yüksek sesle Celle Celalühü diyoruz. Bu konuları konuşmakla vaktimizi boşa geçirmiş bulunuruz. Bu konular İslam’a göre sivrisinek vızıltılarıdır. CEVAP Allahü teâlânın ismini doğru yazalım, yazmayalım demeyi sivrisinek vızıltısı olarak görmek çok tehlikelidir, insanın imanını tehlikeye atabilir. Dinde bir şeyi hafife, basite almak tehlikelidir. Din kitapları yazılmamalı diyor. Ama günümüzdeki kimseler yazıyor. Her tarafta kullanılması ölçü değildir. Ölçü din âlimlerinin bildirdikleridir. Sinek vızıltısı olsaydı, din âlimleri bunu kitaplarına yazmazdı. Bir söz ile insan küfre düşer, bir söz ile imana gelir. Bir söz ile hanım boş olur, bir söz ile elin kızı elin erkeğine hanım olur. Küçük harfle yazmak Sual Lafzatullahı yani Allah kelimesini allah diye baş harfini küçük yazmak küfür mü, yoksa haram mı? Çünkü Allah’tan başka büyük yok. CEVAP Ne küfür, ne haram, ne de mekruhtur. İslam harflerinde zaten büyük harf yok. Dolayısıyla, Kur'an-ı kerimde Allah ismi küçük harfle yazılır. Türkçe’de özel isimlerin büyük harfle yazılması âdet olduğu için, büyük harfle yazıp, yadırganmaya sebep olmamalıdır. Yalnız Allah demek Sual Konuşurken, vaaz ederken, Allah diyor ki demek uygun mu? CEVAP Uygun değildir, saygısızlık olur. Allah teâlâ demek de uygun değildir. Allahü teâlâ demelidir. Allahü teâlânın ismini söyleyince, işitince, yazınca, celle-celalüh, teâlâ gibi saygı sözlerinden birini söylemek, yazmak birincisinde vacib, tekrarında ise müstehabdır. Resulullah efendimizin ismini işitince salevat söylemek de böyledir. Redd-ül-muhtar Hazret-i Yezdan Sual Yezdan, Zerdüştlerin iyilik tanrısına verdikleri isimmiş. Bu durumda mehter marşında geçen, Kur’anda zafer vaat ediyor, Hazret-i Yezdan! ifadesi uygun mu? CEVAP Mahzuru yoktur. Eski İran’ın en büyük dini olan ateşe tapınmayı kuran Zerdüşt, putların arasından Yezdan ve Ehremen isminde iki uknum tayin etti. Yezdan iyilik tanrısı, Ehremen ise, kötülük tanrısı veya Yezdan’ın nur, aydınlık; Ehremen’in de zulmet, karanlık olması gibi, misli görülmemiş bâtıl bir itikad [inanç] ortaya koydu. Cevap Veremedi kitabı Yezdan; ilah, mevlâ demektir. Onlar bu güzel ismi taptıkları şeye koymuşlar. Bundan dolayı Yezdan isminin kötü olması gerekmez. Putlarına Mevlâ ismini de koyabilirlerdi. Bu durumda Mevlâ isminin de kötü olması gerekmezdi. Kâinat, bir sanat eseridir Sual Tabiattaki varlıklar ve kâinat için, sanat eseri demek, Allah için de, sanatçı demek caiz mi? CEVAP Bütün kâinat, tabiattaki her varlık, birer sanat eseridir. Böyle söylemenin mahzuru olmaz. Bir yaprak parçası, muazzam bir fabrikadır. Bir kum tanesi, bir canlı hücre, fennin bugün biraz anlayabildiği ince sanatların birer sergisidir. Bugün, fennin buluşları, başarıları diye övündüklerimiz, bu tabiat sanatlarından birkaçını görebilmek ve taklit edebilmek sonucu ortaya çıkmıştır. Her sanat eserinin, bir sahibi olur. Allahü teâlâ da, bütün kâinatın sahibidir. Onun yaratması, bir sanatçının bir şey yapması, bir eser ortaya çıkarması gibi değildir. Bir sanatçının yaptığı eseri de yaratan, yine Allahü teâlâdır. Allahü teâlâ, bir şeyi yaratmak istediği zaman, ona sadece Ol der, o şey hemen var olur. Allahü teâlâ için sanatçı demek ise, caiz olmaz. İmam-ı Rabbani hazretleri de, buyuruyor ki Allahü teâlânın isimleri, tevkîfîdir, yani dinin sahibinin bildirmesine bağlıdır. İslamiyet’in söylediği ismi söylemeli. İslamiyet’in bildirmediği isim ne kadar iyi, güzel isim olsa da söylenemez. 2/67 Allah’a "sanatkâr" demek uygun mu? Sual Allahü teâlâ için "sanatkâr" veya "mühendis" demek caiz midir? CEVAP Değildir, çünkü Allahü teâlânın isimleri tevkifîdir. Yani sadece dinimizin bildirdiği isimler kullanılır. Mânâsı ne kadar güzel olsa da, dinin bildirmedikleri kullanılmaz. Mesela İnsanoğlunun mühendisi, kalbini çok muhteşem şekilde yerleştirmiştir veya Kâinatın sanatkârı gezegenleri yerli yerine yerleştirmiştir demek caiz olmaz, fakat Allahü teâlânın sanatı veya Allah’ın mühendisliği, Allah’ın eseri denir. İkisi farklıdır. Birinde, dinin bildirmediği isim söylenmiş oluyor ki, caiz değildir. Diğerinde ise, bizzat Onun yaptığı iş söyleniyor. Onun sanatı, mühendisliği deniyor. Bu caiz oluyor. Sun-i ilahi veya sunullah da denir. Allah’ın eseri, sanatı demektir. San’i de denir. San’i, yapan, yaratan anlamındadır. Âlim ve Alîm isimleri Sual S. Ebediyye’de, Allahü teâlâya âlim denir, fakat âlim demek olan fakîh denmez, çünkü İslamiyet Allahü teâlâya fakîh dememiştir deniyor. Esma-ül-hüsna’da Âlim diye bir isim yok, el-Alîm ismi var. Allahü teâlânın Âlim ismi de mi vardır? CEVAP Evet, vardır. Bir âyet-i kerime meali şöyledir Gaybı ancak Allah bilir. O, Âlim-ül-gayb [gaybı bilen]dir. [Haşr 22] Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri de buyuruyor ki Allahü teâlânın isimleri sonsuzdur. İnsanlara bildirilen bin bir ismi var diye meşhurdur. Bunlardan doksan dokuzuna Esma-ül-hüsna denir. İtikadname Allahü teâlâya saygı Sual Sitenizdeki yazıları birçok kimseler alıp sitelerine koymuşlar. Fakat Allahü teâlâ yazdığınız yerlere birer eklemişler. Peygamber efendimiz veya Resulullah yazdığınız yerlere de veya yazmışlar. Böyle harfler yazılması gerekiyorsa siz niye yazmadınız? Gerekmiyorsa onlar niye yazmışlar? CEVAP Bilemediklerinden öyle yazmışlar. Allah ismini yazınca bir saygı ifadesi gerekir. Mesela teâlâ yazılmalıdır. Teâlâ yazılınca artık celle celalüh demek gerekmez. Peygamber efendimiz denince zaten saygı var. Resulullah denince de öyle. Allah'ın Resulü diye saygı belirtiliyor. Din kitaplarında deniyor ki Allahü teâlânın ismini okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince, sübhanallah, tebarekallah, celle-celalüh veya teâlâ gibi saygı sözlerinden birini söylemek, yazmak, ilkinde vacib, tekrarında ise müstehabdır. Resulullah'ın "sallallahü aleyhi ve sellem" ismini işitenin ömründe bir defa salevat getirmesi farz, okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince ilkinde söylemek vacib, tekrarında müstehabdır. Biz, Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır. Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan, herkes istediği gibi alıp istifade edebilir diye izin verdik, ama orijinaline de sadık kalınmalı dedik. İlave ve çıkarma yapılınca sadık kalınmamış olur. Emanete hıyanet edilmiş olur. Kul hakkı geçer. Bir başka husus da, gibi kısaltma yapmak uygun değildir. Mirât-i kâinât kitabında, Cahiller ve tembeller, saygı sözlerini kısaltıp birkaç harf yazıyorlar. Bu doğru değildir. Çok sakınmalıdır deniyor. Saygı sözlerini kısaltanlara itibar Allahü teâlânın isimlerinin adedi belli midir, bilinen 99 isminden başka isimleri de var mıdır? Cevap Allahü teâlânın isimleri sonsuzdur. Binbir ismi var diye meşhurdur. Yani, isimlerinden binbir tanesini insanlara bildirmiştir. Muhammed aleyhisselamın dininde, bunlardan doksandokuzu bildirilmiştir ki bunlara Esmâ-i hüsnâ denir.
Allah'ın 99 İsmi ve Anlamı Esma-ül HüsnaAllah'ın 99 ismi ve anlamı hakkında sizlerle bilgiler paylaşmadan önce, İslam aleminin sürekli olarak duyduğu ve gördüğü Esmaül Hüsna hakkında bilgi vermek istedik. Allah'ın 99 ismi ve anlamı konusunda arama yapan herkes bu kelime ile karşılaşmaktadır. Peki, Esmaül Hüsna nedir? Allah'ın 99 ismin ve anlamı nedir? Allah'ın 99 ismi Arapça nasıldır?İşte, yaratıcımız olan Yüce Allah'ın 99 ismi ve Esmaül Hüsna'nın tanımı;Esmaül Hüsna Nedir?Arapça bir tamlama olup karşılığı güzel isimlerdir. Bu tamlamada bahsedilen ise Allah’ın 99 ismidir. Allah'ın 99 ismini kim iman eder ve ezbere sayarsa Cennete girer buyrulmuştur. Kim bunları manalarını anlayarak sayar, bunlarla Allah’ı zikrederse Cennete girer Hüsna Okumadan Önce Yapmamız GerekenlerEsma okumalarına başlamadan önce abdestli olmak, kıbleye yönelerek okumak daha doğru olur. Esma okumadan önce 51 Besmele veya ’Yasin-i Şerif suresinin Ve cealna min beyni eydihim sedden ve min halfihim sedden fe’eğşaynahüm fe füm la yübsirün’’ okuyup niyet edin ve okumaya Teala’yı İsimleriyle Zikretmenin FaziletleriAllah zikrine devam eden kişinin derecesi hem Allah katından hem de insanlar katında artar. İnsanlar arasından sevilen, sayılan sözü geçen kıymetli kişi olur. Çünkü kalpler yalnızca Allah’ı zikretmekle yumuşar. Allah’ın 99 isminde hayatımızı kolaylaştıracak bütün her şey mevcuttur. En güzel dua Allah’ın isimleriyle edilen 99 İsmi ve Anlamı - Esma-ül HüsnaYukarıda yer alan resimde Allah'ın 99 ismini Arapça olarak bulabilirsiniz. Yazının devamında ise Allah'ın 99 ismi ve anlamalarını Türkçe olarak 99 İsmi Arapça - Türkçe1. Allah "Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, Her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi. İsimlerin sultanı."2. Er-Rahmân "Dünyada bütün mahlükata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden."3. Er-Rahîm "Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan."4. El-Melik "Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan."5. El-Kuddûs "Her noksanlıktan uzak ve her türlü takdıse layık olan."6. Es-Selâm "Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran."7. El-Mü'min "Güven veren, emin kılan, koruyan."8. El-Müheymin "Her şeyi görüp gözeten."9. El-Azîz "İzzet sahibi, her şeye galip olan."10. El-Cebbâr "Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran."11. El-Mütekebbir "Büyüklükte eşi, benzeri olmayan."12. El-Hâlık "Yaratan, yoktan var eden."13. El-Bâri "Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan."14. El-Musavvir ''Varlıklara şekil veren."15. El-Gaffâr "Günahları örten ve çok mağfiret eden."16. El-Kahhâr "Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim olan."17. El-Vehhâb "Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden."18. Er-Rezzâk "Bütün mahlükatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan."19. El-Fettâh "Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran. "20. El-Alîm "Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen."21. El-Kâbıd "Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan."22. El-Bâsıt "Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten."23. El-Hâfıd "Dereceleri alçaltan"24. Er-Râfi "Şeref verip yükselten."25. El-Mu'ız "Dilediğini aziz eden, izzet veren."26. El-Müzil "Dilediğini zillete düşüren."27. Es-Semi "Her şeyi en iyi işiten."28. El-Basîr "Gizli açık, her şeyi en iyi gören."29. El-Hakem "Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden."30. El-Adl "Mutlak adil, çok adaletli."31. El-Latîf "Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen."32. El-Habîr "Olmuş olacak her şeyden haberdar."33. El-Halîm "Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan."34. El-Azîm "Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce."35. El-Gafûr "Affı, mağfireti bol."36. Eş-Şekûr "Az amele, çok sevap veren."37. El-Aliyy "Yüceler yücesi, çok yüce."38. El-Kebîr "Büyüklükte benzeri yok, pek büyük."39. El-Hafîz "Her şeyi koruyucu olan."40. El-Mukît "Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden."41. El-Hasîb "Kulların hesabını en iyi gören."42. El-Celîl "Celal ve azamet sahibi olan."43. El-Kerîm "Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden."44. Er-Rakîb "Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan."45. El-Mucîb "Duaları, istekleri kabul eden".Allahın 99 İsmi Ve Türkçe AnlamlarıEsmaÜl Hüsna46. El-Vâsi "Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden'"47. El-Hakîm "Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan."48. El-Vedûd "Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan."49. El-Mecîd "Her türlü övgüye layık bulunan."50. El-Bâis "Ölüleri dirilten."51. Eş-Şehîd "Her zaman her yerde hazır ve nazır olan."52. El-Hakk "Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran."53. El-Vekîl "Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran."54. El-Kaviyy "Kudreti en üstün ve hiç azalmaz."55. El-Metîn "Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü."56. El-Veliyy "İnananların dostu, onları sevip yardım eden."57. El-Hamîd "Her türlü hamd ve senaya layık olan."58. El-Muhsî "Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen."59. El-Mübdi "Maddesiz, örneksiz yaratan."60. El-Muîd ''Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan."61. El-Muhyî "İhya eden, dirilten, can veren."62. El-Mümît "Her canlıya ölümü tattıran."63. El-Hayy "Ezeli ve ebedi hayat sahibi."64. El-Kayyûm 'Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan."65. El-Vâcid "Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği vakit bulan."66. El-Macîd "Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan."67. El-Vâhid "Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan."68. Es-Samed "Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu."69. El-Kâdir "Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan."70. El-Muktedir "Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi."71. El-Mukaddim "Dilediğini, öne alan, yükselten."72. El-Muahhir "Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan."73. El-Evvel "Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan."74. El-Âhir "Ebedi olan, varlığının sonu olmayan."75. El-Zâhir "Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen."76. El-Bâtın "Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan. "77. El-Vâlî "Bütün kainatı idare eden."78. El-Müteâlî "Son derece yüce olan."79. El-Berr "İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı."80. Et-Tevvâb "Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan."81. El-Müntekim "Zalimlerin cezasını veren, intikam alan."82. El-Afüvv "Affı çok olan, günahları affetmeyi seven."83. Er-Raûf "Çok merhametli, pek şefkatli."84. Mâlik-ül Mülk "Mülkün, her varlığın sahibi."85. Zül-Celâli vel ikrâm "Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi."86. El-Muksit "Her işi birbirine uygun yapan."87. El-Câmi "Mahşerde her mahlükatı bir araya toplayan."88. El-Ganiyy "Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan."89. El-Mugnî "Müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden."90. El-Mâni "Dilemediği şeye mani olan, engelleyen."91. Ed-Dârr "Elem, zarar verenleri yaratan."92. En-Nâfi "Fayda veren şeyleri yaratan."93. En-Nûr "Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren."94. El-Hâdî "Hidayet veren."95. El-Bedî "Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan."96. El-Bâkî ''Varlığının sonu olmayan, ebedi olan."97. El-Vâris "Her şeyin asıl sahibi olan."98. Er-Reşîd "İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren."99. Es-Sabûr "Ceza vermede acele etmeyen."Benzer İçerik ÖnerileriPeygamberlerin Sıfatları ve AnlamlarıKuran'da Adı Geçen Peygamberler
Aşure Günü neler olduğu ve Aşure Gününün önemi merak ediliyor. İslam inancında bu günde birçok önemli olay meydana geldiğine inanılır ve bu güne kıymet atfedilir. Aşure Günü neler oldu? Aşure Günü önemi ve fazileti nedir? Detaylar haberimizdedir…AŞURE GÜNÜ NELER OLDU?Aşure Günü veya Aşura Günü, Hicrî takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günüdür. İslam inancında bu günde birçok önemli olay meydana geldiğine inanılır ve bu güne kıymet atfedilir. İslam peygamberi Muhammed'in torunu Hüseyin'in Yezid'in ordusu tarafından öldürüldüğü gündür. Muharrem ayında oruç ibadeti de inancında Aşûre Günü'ne, diğer İslam mezheplerinin atfettiği önemin dışında bir önem verilir. İnanca göre Şiîlik'te önemli bir figür olan İslam peygamberi Muhammed'in torunu İmam Hüseyin Kerbelâ'da muharrem ayının onuncu gününde şehit edilmiştir. Muharrem ve Safer aylarını matem ayları olarak kabul ederler. İki ay boyunca düğün ve benzeri eğlenceler yapılmaz, mâtem günlerinde taziye meclisleri düzenlenerek mersiyeler okunur, ihsan yemekleri verilir. Bazıları için her ayın onuncu günü Aşuradır; kelime Muharrem ayında işlenen Hüseyin cinayetinden sonra tutulan geleneksel yasın diğer adı olarak yerleşmiştir. Türkiye'deki en büyük anma merasimi İstanbul Halkalı'daki Aşura Matem Merasimi'nde yapılır. Bu tören Aşura gününü en iyi şekilde anlatması yönünden UNESCO tarafından en iyi Aşura Merasimi seçilmiştir; ayrıca törende yapılan Aşura tiyatrosunun ve izleyicinin sayısı bakımından da Guinness Rekorlar Kitabına girmeye aday olmuştur. Anadolu'da çeşitli hububatlardan pişirilen, Aşure Nuh tufanı ile ilgili bir rivayet dolayısıyla yapılır. Rivayete göre gemidekilerin yiyecekleri tufan boyunca bitmiş, erzak çuvallarının dibinde kalan az miktardaki yiyecekler tek bir kazan içerisinde birleştirilerek yemek yapılıp Hüseyin'in Kerbelâ'daki acısı başta olmak üzere On iki İmamlar'ın acılarını anmak ve anlamak için Muharrem Mâtemi tutulur. Muharrem Matemi'nin amacı Bu türlü acıların bir daha yaşanmaması için gerekli olan insanlık değerlerini ve Alevî öğretisini özümsemektir. Matem süresince bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez, kurban kesilmez ve et yenmez. Matem boyunca hiçbir canlıya eziyet edilmez. Kimsenin kalbini kırmamak, dili ile kimseyi incitmemek, kimse hakkında dedikodu yapmamak Mâtem Orucu'nun temel ilkesidir. Sağlığı yerinde olanlar oruç tutarlar. Matemden amaç, kendine eziyet yapmak değil, kötülük ve katliamların bir daha olmaması adına anmak ve unutmamaktır. Kerbelâ katliamında hasta olması nedeniyle İmam Zeynel Abidin'in kurtulması ve Ali'nin soyunun devam etmesi nedeniyle de Allah'a şükredilir. Bu nedenle Muharrem mâtemi, aşûre geleneği ile biter. 12 gün orucun ardından Aşûre Günü yapılır. 12 değişik malzemeden oluşan aşûre yenilir ve GÜNÜNDE HANGİ OLAYLAR YAŞANDI?Aşure günü, Muharrem ayının 10. gününe denilmektedir. Bu günde birçok peygamberin olayı olmuştur. Ayırca Kerbela olayı da bugün yaşanmıştır. Şimdi Aşure gününde gerçekleşen olayları maddeler halinde Allah Hz. Musa'ya Âşûre Gününde bir mu'cize ihsan etmiş, denizi yararak Firavunun takibinden O'nu ve inananları kurtarmış, Firavun ve askerlerini suda Hz. Nuh gemisi Cûdi Dağının üzerine Âşûre Gününde Hz. Yunus balığın karnından Âşûre günü Hz. Âdem tevbesi Âşûre günü kabul Hz. Yusuf kardeşleri tarafından atıldığı kuyudan Âşure gününde Hz. İsa Aşure gününde dünyaya gelmiş ve o gün semâya Hz. Davud tevbesi o gün kabul Hz. İbrahim oğlu Hz. İsmail o gün dünyaya Hz. Yakub olan hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye Hz. Eyyûb hastalığından o gün şifa Hz. İbrahim ateşten Aşure günü oğlu Hz. Yusuf Aşure gününde kavuşmuştur. rivayetler arasındadır.AŞURE GÜNÜ ÖNEMİ VE FAZİLETİ NEDİR?Aşure… Muharrem ayının onuncu günü...Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki"Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allah'ın değer verdiği ay olan Muharrem ayında tutulan aşure orucudur…" Müslim, "Sıyâm", 202"Aşure günü orucunun, bir önceki yılın günahlarına keffaret olmasını Allah'tan umarım." Tirmizî, "Savm", 48Hazreti Aişe İslâm öncesinde, Mekke halkının oruç tutmakta olduğu aşure gününde peygamberimizin de oruç tuttuğunu bildirmekte... Allah Rasulü Medine'ye hicret ettikten sonra da bu orucu tutmuş ve müminlere de onuncu günü ile birlikte, bir gün öncesi veya sonrası ile oruçlu olmalarını tavsiye etmiş... Ahmed b. Hanbel, VI, 244Aşurenin içinde yer aldığı Muharrem ayı da, aynı zamanda Hz. Peygamber sav'in torunu Hz. Hüseyin'in ve çoğu Ehl-i Beyt mensubu 70'den fazla insanın siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela'da şehid edilmesi nedeniyle Müslümanların ortak hafızasında büyük bir acının tarihidir. Kerbela'da acımasızca şehit edilen Hz. Hüseyin ve arkadaşları, bu hadisedeki asil duruşu ve haksızlıkla karşısındaki onurlu mücadelesi ile bütün müminlerin gönüllerinde taht kurmuş, ona ve yakınlarına bu zulmü reva görenler ise insanlığın ortak vicdanında mahkûm paylaşmanın, dayanışmanın, birlikteliğin ve sevginin ifadesi, bolluk ve bereketin simgesidir. Aşurenin bu mecazî anlamı toplumumuz için bugün her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Milletimiz, asırlardır sürdürdüğü gelenekle bugün de; "farklılıkların ahenk içindeki ortak tada katkı sağlamaları", "birlik" gibi kültürümüzün özünde hep var olan güzellikleri devam ettirme bilinci ile birbirinden farklı tatları aynı kazanda kaynatıp, aşure aşı yapmaya, birlikte yaşamanın sembolünü tadarken muhabbeti paylaşmaya devam etmektedir. Muharrem Ayı Dini Gündem Güncel Haberler
allah ın 1001 ismi nelerdir