🐪 Hadid Suresi 3 Ayet 1000 Defa
NASRSURESİ:her muradın halli için 1000 defa okunur TEBBET SURESİ düşmanın helaki için 1000 defa okunur İHLAS SURESİ:100 DEFA OKUYAN KAMIL BİR İMANA ,10 DEFA OKUYANIN KİMSENİN AMELİNE GUNAH YAZILMAZ ,1000 DEFA OKUYANIN VUCUDU KABIRDE ÇURUMEZ ,ONBİNDEFA OKUYAN HER MURADINA NAİL OLUR
"Bilin ki gerçekten Allah, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Şüphesiz biz, umulur ki aklınızı kullanırsınız diye size ayetleri açıkladık. (Hadid suresi, 17) Selam b. Müstenir de, İmam Muhammed Bakır'dan şu hadisi rivayet etmiştir: ""Allah Teala, kıyam edecek Hz. Mehdi (as)'ın eliyle yeri diriltecektir. O (Hz.
ADİYAT SURESİ: Nazar için 3 defa okunur. KARİA SURESİ: Her işin kolaylaşması ve düzenli olması için 100 defa okunur. TEKASÜR SURESİ: Dünyevi ve uhrevi musibetlerden korunmak için günde 3 defa okunur. MAUN SURESİ: 41 Defa okuyan Peygamber Efendimizi s.a.v. rüyasında görür. KAFİRUN SURESİ: Okuyan imanını şeytandan korur
ÖmerNasuhi Bilmen: (2-3) Göklerin ve yerin mülkü O´nun içindir. Diriltir ve öldürür ve O, her şey üzerine tamamen kâdirdir. O, evveldir ve ahirdir ve zahirdir ve batındır ve O, her şeye alîmdir. Tefhim-ul Kuran: O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Bâtındır. O, her şeyi bilendir.
HadidSuresi. Hadid Suresi ( Arapça: سورة الحديد ), Kur'an 'ın 57. suresidir ve 29 ayetten oluşur, ismini 25. ayette geçen ve demir anlamına gelen “hadid” kelimesinden alır. Hadid Suresi'ne isim veren Hadid kelimesi ve kökeni ile ilgili bilgilere göre; Hadid ‘hiddet’ten türetilmiş bir sıfattır. Öfkeli, şiddetli
DUHASURESİ 3. AYET. Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. ENAM SURESİ 17. AYET “Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa, onu kendisinden başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır verirse, (bunu da geri alacak yoktur). Şüphesiz O her şeye kadirdir.” TEVBE SURESİ 129. AYET “(Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse de ki
ÖmerNasuhi Bilmen: (2-3) Göklerin ve yerin mülkü O´nun içindir. Diriltir ve öldürür ve O, her şey üzerine tamamen kâdirdir. O, evveldir ve ahirdir ve zahirdir ve batındır ve O, her şeye alîmdir. Tefhim-ul Kuran: O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Bâtındır. O, her şeyi bilendir. Kuran Meali. Hatim Duası.
🌹 Nasip ve kismetin açılması için 7 defa Ahzap süresi okunur* * 🌹 Yasin Suresi' ni 70 defa okuyan her murada nail olur.* * 🌹 Saff Suresi' ni 70 defa okuyan aile huzursuzluğundan kurtulur.* * 🌹 Helalinden evlenmek isteyen kimse Cuma Suresi'ni 18 defa okursa nasibi açılır.* * 🌹 Talak süresini 3 defa okuyan eşiyle
Akşamla yatsı arasında 1000 defa okuyan kimse her türlü muradına nail olur. Kureyş Suresi Ne İçin Okunur? Zengin ve güzel ahlaka sahip olmak ve müsibetlerden emin olmak için 7 defa okunur.
zOBuR0l. Giriş Tarihi 1658 Son Güncelleme 1658 Kuran’ı Kerim İslam dünyasında çok önemli bir yere sahiptir. Bu kutsal kitap, Müslümanlar yol göstericidir. Kuran’da yer alan Hadid suresi, 29 ayetten oluşur. Hadid suresi, Kuran’ın 57. suresidir. Bu sure ismini, demir anlamına gelen Hadid’ kelimesinden almıştır. Bu surede; Allah’ın bazı sıfatları, O’na iman ve ibadet etmenin gerekliliği vurgulanmıştır. Hadid suresinin 3. ayeti de Müslümanlar tarafından sıklıkla okunur. Hadid Suresi 3. Ayet- Hadid Suresi 3. Ayeti Okunuşu ve Anlamı hakkında detaylı bilgiler bu yazımızda sizlerle. Kuran'ı Kerim'in 57. Suresi olan Hadid, okuması ve dinlemesi faziletli bir suredir. Bu surenin içerisinde Hz. Nuh, Hz. İbrahim ve Hz. İsa peygamberleri geçmektedir. Hadid kelimesi 'hiddet 'ten türemiştir. Bu isim; öfkeli, kızgın ve şiddetli anlamlarına gelir. Bu sure taşıdığı iddia edilen özellikler sebebiyle günümüzde bazı dini gruplar içinde popülerdir. Bu surede Allah'a iman ve ibadetin önemine vurgu yapılırken, Hristiyanların inandığı ruhban anlayışı eleştirilmiştir. Hadid suresinin 3. ayeti, Müslümanlar için önemlidir. Bütün dileklerin ve hacetlerin kabulü için bu ayetin okunması gerekir. Hadid Suresi 3. Ayeti Arapça Okunuşu Hadid Suresi 3. Ayeti Türkçe Okunuşu Huvel evvelu vel ahiru vez zahiru vel batın, ve huve bi kulli şey'in alim. Hadid Suresi 3. Ayeti Anlamı O, evvel ve âhir, zâhir ve bâtındır. O her şeyi bilir. Hadid Suresi 3. Ayeti Tefsiri Hadid suresinin 3 ayetinin tefsiri, 1-6 ayetleri içerisinde belirtilmiştir. Buna göre; Evrendeki bütün varlıkların Allah'ı tesbih ettiklerinin belirtilmesini takiben, O'nun eşsizliğini ve benzersizliğini gösteren niteliklerine dikkat çekilerek bu tesbihin gerekçesi sayılabilecek bir açıklama yapılmaktadır O, üstün güç ve engin hikmet sahibidir azîz ve hakîmdir; göklerde ve yerde mutlak egemenlik O'nundur; O, hem hayat verme hem hayatı sona erdirme kudretini haizdir ve gücünün yetmeyeceği iş yoktur; O, evvel ve âhir, zâhir ve bâtındır, ilmi her şeyi kuşatmıştır; belli hikmetlerle gökleri ve yeri yaratmıştır, kendisi ise zamandan ve mekândan münezzehtir, ama her yerde hâzır ve nâzırdır. Yerde ve gökte cereyan eden her şeyi ve yapılanları görmektedir. Göklerin ve yerin egemenliği öylesine O'nundur ki onların ve oralarda bulunanların âkıbetine hükmedecek olan da yalnız O'dur ve bütün işler dönüp dolaşıp O'na varır. Kulların içinde yaşadığı zamanın gece ve gündüz şeklinde dilimlere ayrılması da O'nun kudretinin eseridir, dolayısıyla O'ndan gizlenebilecek hiçbir şey yoktur. O kalplerin derinliklerinde bulunanları dahi bilmektedir. Tesbih, kısaca, bir yandan şuurlu varlıkların iradî olarak Allah Teâlâ'nın her türlü noksanlıktan uzak olduğunu söz ve davranışlarla ortaya koymaları diğer yandan da evrendeki bütün varlıkların ilâhî yasalara zorunlu olarak boyun eğip O'nun hükümranlığını itiraf etmeleri anlamına gelir ayrıca bk. İsrâ 17/44. 3. âyette zikredilen "evvel, âhir, zâhir, bâtın" isimleri Hz. Peygamber'in, Allah'ın doksan dokuz isminin sayıldığı "esmâ-i hüsnâ" ile ilgili hadisin yanı sıra, onun şu şekilde başlayan bir münâcâtında da yer alır "Allahım! Sen evvelsin, senden önce olan yoktur; sen âhirsin, senden sonra da hiçbir şey yoktur. Sen zâhirsin, senden daha açık ve üstün olan yoktur; Sen bâtınsın, senden daha gizli ve senden öte hiçbir şey yoktur..." Müslim, "Zikr", 61; Tirmizî, "Da'avât", 19. Bunların anlamları kısaca şöyledir a Evvel Allah Teâlâ kadîmdir, ezelîdir; varlığının başlangıcı yoktur; O, her şeyin başlangıcı ve başlatıcısıdır. b Âhir Allah Teâlâ bâkidir, ebedîdir; varlığının sonu yoktur; her şey sonludur ve sonunda O'na ulaşmak üzere vardır. c Zâhir Allah Teâlâ'nın varlığı ve varlığının kanıtları, kudretinin eserleri açıktır. O açıkta olanları bilir; üstündür, yücedir, hikmet sahibidir. d Bâtın O'nun zâtının mahiyeti gizlidir, yaratılmışlarca bilinemez; gözler O'nu göremez, akıllar O'nu idrak edemez, muhayyileler O'nu kuşatamaz. O ise bütün gizlilikleri bilir, her şeye nüfuz eder bilgi için bk. Bekir Topaloğlu, "Âhir", "Bâtın", "Evvel" maddeleri, DİA, I, 542, V, 187, XI, 545. Âyeti "O evveldir, âhirdir, zâhirdir, bâtındır" veya "O evvel, âhir, zâhir ve bâtındır" şeklinde de çevirmek mümkündür; meâlde, "ve" bağlaçlarının rolüyle ilgili olarak Zemahşerî'nin yaptığı açıklama IV, 63-64 esas alınıp bu isimlerden ilk ikisiyle son ikisi arasındaki bağı belirginleştiren bir tercüme yapılmıştır. İbn Âşûr ise bu yaklaşımı isabetli bulmaz bk. XXVII, 363; bu konudaki bazı mâna incelikleri ve kelâm problemleri hakkında bilgi için bk. Râzî, XXIX, 209-214; Allah'ın gökleri ve yeri altı günde yaratması ve arşa istivâ etmesi hakkında bilgi için bk. A'râf 7/54; "gökten inen ve ona yükselen" ifadesi için bk. Sebe' 34/2; Allah'ın geceyi gündüze, gündüzü geceye katması hakkında bk. Âl-i İmrân 3/27.
Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. Huve-l-evvelu vel-âḣiru ve-zzâhiru velbâtinus ve huve bikulli şey-in alîmunVe odur her şeyden önce var olan ve her şeyden sonra kalan ve her şeye üstün olup delilleriyle bilinen ve her şeyi bilen de duygularla bilinmeyen ve o, her şeyi bu âyeti tevil ederek Varlık birliği inancını ispata çalışır. O, Evvel’dir Allah, her şeyden öncedir, varlığı Ezelidir. Ahir’dir Kendisinden başka hiçbir şeyin kalmayacağı son ve tek gerçektir, Ebedidir. Zahir’dir varlığı açık ve kesindir. Bâtın’dır gerçek niteliği yaratılanların harika özellikleri içinde gizlidir. O, her şeyi bütün ayrıntıları ile varlığı öncesiz ve sonrasızdır. Yani O'ndan önce hiç birşey yoktu ve hiç birşey de O'nun gibi sonsuz olmayacaktır. İlk ve son O'dur. O'nun varlığı ve birliği, pek çok delillerle gözüküp durmaktadır. Ve O'nun zatının hakikatı gizlidir, akıllar O'nu idrak edemez ve O herşeyi tamamıyle başlangıcı olmayan ezelî ilk varlıktır, bâki olan ebedî varlıktır, varlığı sayısız delillerle açık, kudreti, üstünlüğü, hükümranlığı aşikârdır. Her şeyde gizlidir, her şeyin içyüzünü bilir. Her şey O'nun bilgisi, planı, iradesi dâhilinde Kur’ân-ı Kerim, 40/29; 64/ evveldir, ahirdir, zahirdir, batındır. [1] O her şeyi Kendinden önce hiçbir şey olmayan. Ahir Kendinden sonraya hiçbir şey kalmayacak olan. Zahir Delilleriyle varlığı açık ve kesin olan. Batın... Devamı..O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Batındır. O, her şeyi her şeyden önce mevcud olan evveldir; ve her şey helâk olduktan sonra geriye kalacak âhirdir. Varlığı sayısız delillerle zâhirdir ve akılların idrak edemiyeceği zatı ise bâtındır. O, her şeyi olan, son olan, açık olan, gizli olan O’dur. O’nun ilmi her şeyi ilktir, sondur, açık olandır, gizli olandır. O, her şeyi O'dur, son O'dur görünen O, gizli O, her bir şeyi bilen de O!O, Evveldir başlangıcı olmayandır ve Âhirdir sonu olmayan, ebedi olandır. Zahirdir varlığı fillerinin etki ve sonuçlarından bilinendir. Batındır zatının hakikati ve mahiyeti gizli olup duyularla kavranamayan ve gözlerle görünemeyendir. O, her şeyi en güzel biçimde ve son odur, zâhir ve bâtında olan her şeyi her şeyden öncedir; kendisinden sonraya hiçbir şeyin kalmayacağı son'dur; varlığı aşikardır; gerçek mahiyeti insan için gizlidir. O her şeyi ilk ve sondur. Zâhir ve Bâtın’dır.[524] O, her şeyi hakkıyla ilk ve son olması, varlığının bir başlangıcı ve sonu olmaması demektir. Allah’ın Zahir ve Bâtın olması ise O’nun varlığının, varlığına delale... Devamı..O ilktir, sondur, zâhirdir, bâtındır. O, her şeyi bilendir. Allah ilktir, her şeyden öncedir, başlangıcı yoktur, varlıkları O yaratmıştır. Sondur, varlıkların yok oluşundan sonra da O bâkidir. Zâhirdir, varlığ... Devamı..O ilktir, sondur. O en dıştakidir, en içtekidir. O her şeyi ilktir, sondur, zahirdir, bâtındır. O herşeyi evvel-ü âhir ve zâhir-ü bâtın, hem o her şey'e alîmdirO, Evvel'dir ve Âhir'dir; Zahir'dir, Batın' Ve O, Her Şeyi En İyi Bilen' Varlığının başlangıcı da sonu da yoktur. Varlığı, var ettikleri ile anlaşılıp bilinen ancak varlığının niceliği ve niteliği kavranamayandır.... Devamı..O, hem evveldir, hem âhirdir, hem zaahirdir, hem baatındır. O, herşey'i kemâliyle Evvel herşeyden önce var olandır, Âhir herşeyin helâkinden sonra bâki kalandır, Zâhir delilleriyle varlığı apaçık olandır ve Bâtın akılların O'nu idrâk edemediği, Zât'ının hakikati bilinmeyendir. Ve O, herşeyi hakkıyla İlk’dir hep var olan, Sondur her şey yok olur, O yine vardır. O Zahirdir görülen her şey O’nu işaret eder, Batındır gizli olanlar ve bilinmeyenler onun bilgisi dâhilinde var olurlar ve O, her şeyi en iyi de Odur, ardı da O. Göze görünen de Odur, görünmiyen de O. Her nesneyi bilici olan da ilktir, sondur; aşikârdır, gizlidir [¹⁰]. O, her şeyi hakkıyle bilir.[10] Her şeyden evvel vardır, bidayeti yoktur, kadîm ve ezelîdir; sonuna nihayet yoktur, en son kendisi kalacaktır, ebedîdir; delil ve burhanla aşikâr... Devamı..O, Evvel’dir,¹ Âhir’dir², Zâhir’dir,³ Bâtın’dır⁴. Zira O, her şeyi hakkıyla El-Evvel İlkler ilki, varlığının başlangıcı olmayan, sonsuz, ezelî. 2 El-Âhir Sonlar sonu, varlığının sonu olmayan, sonsuz, ebedî. 3 Ez-Zâhi... Devamı..O evveldir, ahirdir, zahirdir, batındır. O, her şeyi her bakımdan sonsuzdur, sınırsızdır hem İlktir, hem de Son. Her şeyden önce vardı ve her şeyden sonra da var olacaktır. O, zamanın ve mekânın üzerindedir, çünkü onları yaratan O’dur. O ezelî ve ebedîdir. Varettikleriyle bir tek rab ve yegane ilâh olarak O, apaçık ortadadır, fakat Zatıyla gizlidir, hiç kimse O’nun mahiyetini tam olarak kavrayamaz fakat O, her şeyi en mükemmel şekilde de, Âhir de, Zâhir de, Bâtın da O’dur. O, her şeyi hem ilk hem son; hem dış hem içtir. Allah, her şeyi tüm ayrıntısıyla bilen güçtür...Allah ilk ve sondur. Allah açıkladıklarıyla zahir, gizledikleriyle batındır. İnsanlar sadece Allah’ın bildirdiklerini bilir, bildirmediklerini bilemez. Allah yarattığı bütün varlıklar hakkında gerçekleri bilir. İnsanlar sadece beş duyusuyla algıladıklarını, Allah’ın verdiği akılla ürettikleri fikirleri, araştırma ve inceleme sonucunda elde ettiklerini bilir. Allah ise bütün gerçekleri ilktir, sondur; apaçıktır, içkindir. O her şeyi Allah hem öncesiz, hem sonrasız, hem varlığı eserleriyle görünen hem de zatının hakikati gizli olandır ve O, her şeyi hakkıyla Çünkü her şey, Onun varlığına delildir. Yani, var olurken Onun kendisinden önce var olduğunu ispat etmeyen hiçbir şey yoktur. Bu yüzden Vahdet-i Vüc... Devamı..O, İlk ve Sondur; ¹ hem Dış Görüntüdür hem İç Gerçeklik ² ve O, her şeyin bilgisine Yani, O’nun varlığı öncesiz ve sonrasızdır; O’ndan önce hiçbir şey yoktu ve hiçbir şey O’nun gibi sonsuz olmayacaktır birçok sahih nakilde kaydedil... Devamı..O, evveldir/öncesiz ilktir, ahirdir/sonrasız sondur, O zahirdir/bütün varlığını hem görülebilen sebebi, batındır/hem de görülmeyen hakikatidir. Bundan dolayı O her şeyi bilendir. 2/255, 59/22...24O aynı anda el-Evvel ve el-Âhir’dir; ez-Zâhir ve el-Bâtın’dır;[⁴⁹³¹] ve O her şeyi en iyi bilendir.[4931] Yani “O öncesiz ilk, sonrasız sondur” Bkz 5526. O bütün varlığın hem görülebilen aşkın sebebi hem de görülemeyen içkin hakikatidir Krş 6... Devamı..O, evveldir ve ahirdir ve zahirdir ve batındır ve O, her şeye O'dur, Âhir O. Zahir O'dur, Batın O! O her şeyi hakkıyla bilir. O, ilktir kendisinden önce hiçbir varlık yoktur, sondur kendisinden sonra hiçbir varlık yoktur. Her şey yok olurken O kalacaktır, zahirdir delilleriyle varlığı gün gibi açıktır, batındır zatının hakikati gizlidir, akıllar O'nun özünü idrak edemez, O, her şeyi O’dur, sonraki de O. Açıkta olan O’dur, duyulardan uzak olan da O’dur. O, her şeyi ve son O'dur. Ortaya koyan ve gizleyen de O'dur. O, her şeyi de Odur, Âhir2 de. Zâhir3 de Odur, Bâtın4 da. O herşeyi hakkıyla bilendir.1 Herşeyden önce O vardır; başlangıcı yoktur. Herşeyin başlangıcı Ona dayanır.2 Herşeyden sonra O bâkidir; Onun başlangıcı olmadığı gibi sonu da y... Devamı..Evvel'dir O, başlangıcı yoktur; Âhir'dir O, sonu yoktur; Zâhir'dir O, her şeyde belirir; Bâtın'dır O, gözlerden gizlenmiştir. Her şeyi en güzel biçimde bilendir öñdür daħı śoñdur daħı görinürdür daħı gizlüdür daħı ol her neseneyi evveli ibtidāsuz ve āḫiri intihāsuz. Daḫı āşikāre ve gizlü oldur. Daḫıol her nesneyi də, axır da, zahir də, batin də Odur. O, hər şeyi biləndir! Allah Öz əzəli elmi və qüdrəti ilə hər şeyi görüb bildiyi halda, Özü görünməz, dərkolunmazdır. Allahın varlığı aşkar, mahiyyəti isə tamamilə gizlidir.He is the First and the Last, and the Outward and the Inward; and He is Knower of all is the First and the Last, the Evident and the Hidden5276 and He has full knowledge of all Allah is Evident insofar as there is ample evidence of His existence and providence all around us. On the other hand, Allah is Hidden insofar as ... Devamı..
Hadid Sûresi57 3. Ayet Meal Ayet Arapça هُوَ الْاَوَّلُ وَالْاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ Türkçe Okunuşu * Huve-l-evvelu vel-âḣiru ve-zzâhiru velbâtinus ve huve bikulli şey-in alîmun 1. Ömer Çelik Meali O Evvel’dir, Âhir’dir, Zâhir’dir, Bâtın’dır. O her şeyi hakkiyle bilir. 2. Diyanet Vakfı Meali O ilktir, sondur, zâhirdir, bâtındır. O, her şeyi bilendir. 3. Diyanet İşleri Eski Meali O her şeyden öncedir; kendisinden sonraya hiçbir şeyin kalmayacağı son'dur; varlığı aşikardır; gerçek mahiyeti insan için gizlidir. O her şeyi bilir. 4. Diyanet İşleri Yeni Meali O, ilk ve sondur. Zâhir ve Bâtın’dır. O, her şeyi hakkıyla bilendir. 5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali O ilktir, sondur, zahirdir, bâtındır. O herşeyi bilendir. 6. Elmalılı Meali Orjinal Meali Odur, evvel-ü âhir ve zâhir-ü bâtın, hem o her şey'e alîmdir 7. Hasan Basri Çantay Meali O, hem evveldir, hem âhirdir, hem zaahirdir, hem baatındır. O, herşey'i kemâliyle bilendir. 8. Hayrat Neşriyat Meali O, Evvel herşeyden önce var olandır, Âhir herşeyin helâkinden sonra bâki kalandır, Zâhir delilleriyle varlığı apaçık olandır ve Bâtın akılların O'nu idrâk edemediği, Zât'ının hakikati bilinmeyendir. Ve O, herşeyi hakkıyla bilendir. 9. Ali Fikri Yavuz Meali O, her şeyden önce mevcud olan evveldir; ve her şey helâk olduktan sonra geriye kalacak âhirdir. Varlığı sayısız delillerle zâhirdir ve akılların idrak edemiyeceği zatı ise bâtındır. O, her şeyi bilendir. 10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali O, evveldir ve ahirdir ve zahirdir ve batındır ve O, her şeye alîmdir. 11. Ümit Şimşek Meali Evvel de Odur, Âhir de. Zâhir de Odur, Bâtın da. O herşeyi hakkıyla bilendir. 12. Yusuf Ali English Meali He is the First and the Last, the Evident and the Hidden and He has full knowledge of all things. Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Hadid Sûresi 3. ayetinin tefsiri için tıklayınız * Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.
Teğabün Süresi 3. Ayet Tefsiri يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِۚ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُۘ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ﴿١﴾ هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَكُمْ فَمِنْكُمْ كَافِرٌ وَمِنْكُمْ مُؤْمِنٌۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ﴿٢﴾ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ ﴿٣﴾ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَيَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ ﴿٤﴾ 1 Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih etmektedir. Tüm varlığın mutlak mülkiyeti ve hâkimiyeti O’nundur. Bütün övgüler de O’na aittir. O’nun her şeye gücü yeter. 2 Sizi yoktan yaratan O’dur. Böyle iken kiminiz kâfir oluyor, kiminiz mü’min. Allah, yaptığınız her şeyi hakkiyle görmektedir. 3 O, gökleri ve yeri gerçek bir gâye, hikmet ve şaşmaz bir kanuna göre yarattı. Size belli bir şekil verdi ve şeklinizi de güzel yaptı. Sonunda dönüş yalnız O’nadır. 4 O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir. Sizin gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerde saklı tutulan bütün gizlilikleri bilir. TEFSİR Allah Teâlâ sonsuz bir kuvvet ve kudret sahibidir. Kâinatın yegâne hâkimidir. Göklerde ve yerde olan her şey O’na boyun eğmiş, O’nun emrine teslim olmuş, O’nu tesbih etmektedir. Her bir varlık Cenâb-ı Hakk’ın her türlü zaaf, ayıp ve noksanlardan pak ve uzak olduğuna şâhitlik etmektedir. Eğer O’nun zât, sıfat ve fiillerinde en küçük bir noksanlık olsaydı, böylesine mükemmel bir nizama sahip olan kâinatın ayakta kalması mümkün olmazdı. İnsanı yoktan yaratan, ona en güzel şekli ve özellikleri veren de O’dur. O’nun ilmi gökleri, yeri ve her şeyi kuşatmıştır. İnsanın gönlünün derinliklerinde olan en ince düşünceler bile O’nun bilgisi dâhilindedir. Dolayısıyla hiç kimsenin yaptığı bir şeyi inkâr etmesi veya Allah’tan gizlemesi mümkün değildir. Şu misâl, Yüce Rabbimize haber verilen sıfatlarıyla birlikte kâmil mânada iman etmenin kulun kalbinde nasıl bir tesir icrâ ettiğinin açık göstergesidir Bir gece vaktiydi. Hz. Ömer, mûtâdı olduğu üzere Medine sokaklarını gezmekteydi ki, ansızın durakladı. Önünden geçmekte olduğu evden dışarıya kadar taşan bir tartışma sesi dikkatini çekmişti. Bir ana, kızına “–Kızım, yarın satacağımız süte biraz su karıştır!” demekteydi. Kız ise “–Anacığım, halîfe süte su karıştırılmasını yasak etmedi mi?” dedi. Ana, kızının sözlerine sert çıkarak “–Kızım, gecenin bu saatinde halîfe süte su kattığımızı nereden bilecek?!.” dedi. Ancak gönlü Allah sevgisi ve korkusu ile dipdiri olan kız, anasının süte su katma hîlesini yine kabullenmedi “–Anacığım! Diyelim ki halîfe görmüyor, peki Allah da mı görmüyor? Bu hîleyi insanlardan gizlemek kolay, ama her şeyi görüp bilen kâinatın yaratıcısı Allah’tan gizlemek mümkün mü?..” dedi. Rabbânî hakîkatlerle dolu temiz bir vicdan ve diri bir kalbe sahip olan bu kızın, derûnî bir Allah korkusu içinde annesine verdiği cevap, Ömer son derece duygulandırdı. Mü’minlerin Emîri, onu sıradan bir sütçü kadının kızı değil, gönlündeki takvâsı ile müstesnâ bir nasip bildi ve oğluna gelin olarak aldı. Beşinci halîfe olarak zikredilen meşhur Ömer b. Abdülazîz, işte bu temiz silsileden doğdu. bk. İbnü’l-Cevzî, Sıfatü’s-Safve, II, 203-204 Hâsılı gerek göklerin ve yerin, gerek insanın böyle itina ile yaratılmasının hikmeti, fani dünya hayatı değil, şüphesiz ki âhiret hayatıdır. Sonunda herkes Allah’ın huzuruna varıp yaptıklarının hesabını verecektir. O hâlde, Allah’ın bu sınırsız kuvvet ve kudretini hesaba katmayıp inkâra devam eden ey zâlimlerKaynak Ömer Çelik Tefsiri
hadid suresi 3 ayet 1000 defa