🐕🦺 Hem Işe Gidip Hem Kpss Çalışanlar
Hemişveren hem de çalışanlar için part time, dönemsel ve freelance iş ilanları burada sizleri bekliyor. Part Time İş İlanları Yarı zamanlı iş olarak da bilinen part time iş ; işveren ile çalışan arasında karşılıklı anlaşma ile oluşan, normal iş süresinden daha az olan düzenli çalışma şeklinde tanımlanmaktadır.
Şehir Ve Bölge Planlama Bölümü Puan Türü Türkiye'deki bütün üniversiteler Şehir Ve Bölge Planlama bölümüne öğrenci alımını YKS,nin birici ve ikinci oturumu TYT(temel yeterlilik testi) AYT(alan yeterlilik testi) puan türleri ile tercih yapılmaktadır.TYT ve AYT puan türüne sahip olarak Şehir Ve Bölge Planlama bölümünü tercih etmek isteyen öğrencilerin YKS’nin
DrTUS: hem işe gidip, hem tus kazanmak isteyenler - Sayfa 3
Öncelikle merhabalar, Bu yazacaklarımı burada ki konuma da güncelleme olarak eklemiştim. Birilerine Anlatmazsam Çatlayıp Öleceğim Artık Lütfen Akıl Verebilir Misiniz? Maalesef özel hastane çalışanlarından bir dönüt alamadım. Ve çok az vaktim kaldığı için yeni bir konu açmak istedim
1.AZİM,HIRS ve İDEALLERİNİZ İşte sınavı kazanmanızı sağlayacak en önemli madde budur.Sıradan bir sekilde günü birlik kpss ye çalışarak sınavı kazanmanız zor,çünkü biz diğer adaylar gibi değiliz kimilerimiz evli,kimilerimiz 30-35 yaşına gelmiş,kimilerimiz 5-6 yıl önce mezun olmuş,çoçuğu olmuş,bakmakla yükümlü 1 evi olmuş durumda insanlar ve hem işe gidip
z84bn. 2 senedir atatürk havalimanın'da gerçekleştirdiğim eylemdir. iyi yanları olduğu gibi kötü yanları da var elbet. monoton değildir. hafta içi herkes çalışırken sizin tatil yapma ve varsa işlerinizi halletme imkanınız vardır. haftasonu gibi bir kavram yoktur. uyku düzeniniz bozuktur ama işe gidip gelirken genellikle trafiğe yakalanmazsınız. saat 12 de gece vardiyasına giderken dükkanı kapatmakta olan mahallenin manavı bu saatte işe mi gidilir ahaha diye dalga vardiyasında çok iş olmaz, nispeten rahattır. yeri gelir internette takılırsınız yeri gelir boş boş oturursunuz ama zaman zaman uyku öyle bir bastırır ki sabah olsada gitsem mesai herkes eylenirken siz çalışırsınız. daha böyle uzar gider bu... ilk başlarda uyku düzenini alt üst eder. alışana kadar zombiyi oynarsınız. bi de tuhaf bi dışlanmışlık hissi verir ki onu atlatmak daha zordur. porno sektöründe, std bulaşım riskini feci artıran bir uygulamadır. insanın ilk zamanlarda ruhsal, zamanla fiziksel ve sosyal olarak çökmesine neden olan eylem. herkes fosur fosur uyurken siz çalışırsınız, siz uyurken herkes çalışır. dolayısıyla eş, dost akrabalar unutulur. gece uykusunun yerini ne kadar uyursanız gündüz uykusuyla dolduramazsınız. dolayısıyla ruhsal ve fiziksel çöküntü kaçınılmaz olur. uyku düzeni altüst olur. tek faydalı vardiya sanırım 16 - 24 veya 15 - 23 vardiyası. resmi işlerinizi rahat rahat görürsünüz. kalp krizi riski oranının büyük ölçüde artmasının nedenlerinden biridir. hasılı siz siz olun mecbur değilseniz başka iş bulun. yaklaşık 2 aydır 2 günlük vardiya değişimi ile hayata tutunmaya çalışan bir kobay olarak söylemek isterim ki; şef! bunu okuyorsan topsun olm top. forkliftin kancası varya! iki sene kadar tecrübe ettiğim çalışma şöyleydi üzere, her gün sadece yedi saat çalışılıyordu. çalışma saatleri her gün değiştiği için, farklı günlerde iş dışında farklı aktivitelere zaman bırakması açısından oldukça iyi geliyordu bana. herkesin çizelgesi, ilkokullardaki haftalık ders programı gibi önceden belli olurdu ve herkes içini gücünü buna göre ayarlardı. hafta sonu çok kalabalık olabilecek yerlere hafta içinde rahat rahat gidebilmek, banka, doktor işlerini izin almadan yapabilmek, işe gitmeden önce spora ya da sinemaya gidip stres atabilmek, bazı sabahlar canının istediği kadar uyuyabilmek gibi getirileri vardı. 7/24 çalışan bir işyeri olduğu için, hafta sonlarında da herkese çalışma sırası geliyordu ki, bu da bana göre kötü bir durum değildi. çünkü bu sefer de, hafta içi iki gün üstüste tatil veriliyordu. yönetimce teorik olarak pek hoş karşılanmasa ve desteklenmese de, pratikte on gün üstüste çalışıp dört gün izin yapabilme lüksü de vardı.. bunlar iyi taraflarıydı. ama çok yorucu bir tarafı da vardı vardiyalı çalışmanın gece nöbeti.. bu nöbeti tutan, devamında mutlaka izinliydi. saat sabah sekize doğru eve gel, o gün bir daha işe git, olmaz.. gönüllü bir arkadaş vardı aslında ama tabii bütün hafta için değil. onun gelmediği gecelerde, erkek çalışanlardan az kıdemli olanlara benim gibi bu vardiya patlardı sık sık. kadın çalışanlara pozitif ayrımcılık sonucu tevdi edilmezdi bu ayrıcalık! çok yıpratıcı olurdu bu geceler. yapılan iş türkiye'yi doğrudan ilgilendirdiği için, gece boyunca çok ama çok dikkatli olmayı, sürekli bilgisayara bakmayı, uykuya asla yenik düşmemeyi gerektiriyordu. herkes evinde uyurken, yüzlerce kişilik koca binada bir siz, bir tane de kapıda güvenlik görevlisi, o kadar.. bütün şehir, bütün ülke uyurken, nöbet tutan bir asker gibi uyanık kalmak.. ilginçti tabii.. gün aydınlanıp sabah nöbetçileri geldiğinde nöbetçi derdik gerçekten de gece nöbetçisi de bir nevi kahraman edasıyla yollanırdı evine. arabası yoksa mutlaka şoför getirip götürürdü onu. başka türlüsü de düşünülemezdi zaten.. eve varılıp tuhaf ve kısa bir uyku çekilirdi genelde. ben mesela, dört saat kadar uyuyabilirdim ancak. dolayısıyla o gün hayali fener şeklinde geçer, evden hiç çıkılmazdı..işte böyleydi benim için vardiyalı çalışmak.. hayattaki her şeyde olduğu gibi hem artıları hem eksileri vardı.. bir yıldır tecrübe etmekte olduğum çalışma şekli. iyi-kötü yanları elbette var ama özellikle gece vardiyasının bir kötü yanı var ki insanı insanlığından soğutur. gece vardiyasına geçtiğin ilk gün zaten kendinde değilsindir. geçmiş haftaların verdiği alışkanlıkla o ilk günün gündüzünde uyuman mümkün değildir. ilk dört gün bu durumun olumsuz etkileri azalarak devam eder. beşinci ve altıncı gün artık gece vardiyasına alışmışsındır. hatta an gelir "keşke hep gecede olsam" deyiverirsin kendi kendine sonra birden irkilirsin, "allah korusun" dersin içinden. altıncı gün sonunda nice emeklerle alışmaya çalıştığın ve başardığın gece vardiyası ansızın bitiverir. gözlerinin feri gider. yeni vardiyanda artık geceleri uyuman gerekmektedir ve bir haftadır cin gibi açık olan gözlerin kapanmaya direneceklerdir. 15 on - 15 off vardiyali çalışmak daha bir enterandir. bir vardıya gece bir vardıya gündüz çalışırsın. gunduz vardiyasını tamamlayıp 15 gün eve gidersin, telefonu kapatırsın. 15 gün sonra gece vardiyasına geçersin. ne mudur ne amir görürsün 45 adana sıcaklarını gece vardiyasında atlatirsin. gece cok buyuk is olmaz zaten. bakım, tamir gündüz bitmiştir, sen sadece kontroledersin ara ara. iyi yani vardıya r personelinin insani gereksinimlerine karşı duyarsız bir yönetici, ki etrafta bunlardan bol bir şey yoktur, tarafından düzenlenirse hayatınızı soğuk ve boğucu bir hale sokuyor. mağazacılık için öyle en azından. eğer işe bir hafta boyunca öğlen gelip gece yarısı çıkmanız bekleniyorsa sevilmediğinizden emin olabilirsiniz. veyahut 3 gün sabah/akşam, haftalık izin günü ve 3 gün akşam/sabah gibi ideal bir düzen yerine gecenin köründe çıkıp sabahın köründe iş başı yaptığınız boktan vardiyalar da yazılabilir. bunlar sırf iş olmasın diye haftada bir vardiya çeviren yöneticinin tılsımlı marifetlerindendir. 6 gün boyunca her gece 0130'da evinize dönerken ilk öğrendiğiniz şey bir gözünüzün saate yapıştığı vardiya öncesi saatlerin kesinlikle "işten çıkma" hissinin hakim olduğu akşam saatleri kadar verimli olmadığı oluyor. ailenizden, dostlarınızdan, her türlü etkinlikten deriden sökülen sülük gibi kopuyor, sürekli zamanı kontrol eder halde saatinizin gelmesini bekliyorsunuz. sonra evinize dönüyor ve fedakarlık yapabileceğiniz tek şey olan uykunuzu biçerek rahatlamaya çalışıyorsunuz. haftada birkaç gün akşam çıkamamak ufaktan devreleri yakıyor, kulaklardan yanık kokusu falan geliyor. bir yol var o da istifa etmek mi dersin. yavaş yavaş bitirir insanı. önceleri hafta içi yapman gereken devlet dairesi gibi işlerini patrona ağız eğmek zorunda kalmadan halledebilmek, bazı sabahlar saat kurmadan kalkabiliyor olmak, hava güzelse işe gitmeden önce bir yere oturup çay içip kitap okumak, geceleri iş yerinin gündüz olduğundan daha sakin olması cazip gibi gelir. sonra birden hem işte hem iş dışında geçirdiğiniz tüm bu zamanlarda hep yalnız olduğunuzu farkedersiniz. çünkü çalışmaya, uyumaya ve sosyalliğe ayırdığınız zamanlar herkesten farklıdır. sinemaya yalnız gidersiniz. yalnız yemek yer, yalnız içersiniz. yalnız uyur, yalnız uyanırsınız. iş yerindekilerle az bir araya geldiğiniz için iş arkadaşlarıyla sosyal ilişkileriniz gelişemez, zamanla dışlanmaya başlarsınız. arkadaşlarınız dışarı çağırır, gidemezsiniz. bir süre sonra "uyuyordur, uyandırmayalım" diyerek çağırmamaya başlarlar. olmadık geç saatlerde yemek yediğiniz için kilo alırsınız. vücut saatine aykırı yaşadığınız için psikolojik olarak hassaslaşırsınız. günden güne daha huzursuz, daha depresif, daha sinirli bir insan olmaya başlarsınız. istemsiz olarak sürekli bir şeylerden şikayet eder hale gelirsiniz. saati kollamaktan hiçbir şeye dikkatinizi veremez olur, başladığınız her şeyi yarıda bırakırsınız. artık yaşamıyor, sadece hayatta kalıyor olduğunuzu hissedersiniz. bu hayattan kurtulmak için seçeceğiniz yöntem geleceğe dair taşıdığınız umuda bağlı olarak değişiklik gösterir. küçüklüğümden beri babam hep vardiyalı çalışırdı ve özellikle akşam 8 gibi gidip sabah geldiği vardiyayı hiç sevmezdim. kışın kar ya da yağmur yağarken sobanın üstünde kestane pişirip ailecek çay içerken babamın kalkıp montunu giyip hadi eyvallah deyip çıkması çok koyardı. çıkarken de her defasında şakasına, "boşver işi gitme otur işte ne güzel çay içiyoruz" derdik. babam da gülüp bir şey demeden giderdi. gittikten sonra da kimsenin tadı kalmazdı zaten. vardiyalı sistemin ta amına koyim ben. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
KPSS’de soruların sızdırılması iddiaları sonucunda, 31 Temmuz’daki sınav iptal edildi, 6-7 ve 14 Ağustos’taki oturumlar ertelendi. Yeni sınav takvimi 17 Eylül’de başlayacak, sınavların hangi tarihlerde yapılacağı ise henüz net değil. Milliyet'ten Ozan Ömer Kadüker'in haberine göre şaibeler tartışılmaya devam ederken aylardır sınava hazırlanan 1 milyon civarındaki adayın da hem moralleri hem de planları altüst oldu. Kimi askerliğini, evliliğini, kimi de tatil planlarını sınava göre ayarlamıştı. Hatta çocuğunun doğumunu sınav sonrasına denk getirmeye çalışanlar bile vardı. Şimdi adaylar kelimenin tam anlamıyla yaşananlar karşısında şaşkınlar. Cevap bekleyen sorular KPSS iptal oldu ancak adaylar pek çok sorunun cevabını bilmiyor. Örneğin, sınava yeni adaylar da başvuracak mı, sınava tekrar girmek istemeyenler ücretlerini geri alabilecekler mi, askere gidenler ne yapacak? Yine bazı adaylar, sınavdan sonra başka şehre taşınmayı planlıyordu. Bu adaylar nerede sınava gireceklerinin sorusunun cevabını arıyordu. ÖSYM dün akşam saatlerinde yayınladığı açıklamayla, yeni sınav için adayların AİS üzerinden sınav merkezi değişikliği yapabileceklerini duyurdu. Öte yandan KPSS’den sonra askerliğe gidecek adaylar da vardı. Onların da planları bozuldu. Askerlik sevk tarihleri 18 Ağustos, 15 Eylül, 13 Ekim olarak belirlenmişti. Bu durumda, yeni sınav sürecinde askerde olacaklar. Bu adaylardan Muhammed Doğan “Sınava Aydın’da girdim, 15 Eylül’de askerlik görevim için Hatay’a gidecektim. Ben sınava internetten hazırlanıyordum şimdi öyle bir imkânım olmayacak. Ayrıca sınav zamanında askerde olacağım. Usta birlik için yerim belli değil. Bu durumda Aydın’a mı gelmem gerekecek? Gidip gelmem 800 TL masraf” ifadelerini kullandı. Mücbir sebep sayılır mı? Ertelenen sınav nedeniyle düğünlerini ya da tatillerini iptal ettirmeyi düşünen adaylar da var. Ancak ödedikleri ücretleri geri alamayacaklarından korkuyorlar. Peki, sınav iptali mücbir sebep sayılır mı? Konuyla ilgili görüş aldığımız Avukat Zafer İşeri “Sebep sonuç bağı kurulduğunda mücbir sebep teşkil eder. Örneğin adaylar, tatil rezervasyonu yaptırdım ama sınava denk geldi gibi sebep ve sonucunu ortaya koyabilirlerse paralarının iadelerini isteyebilirler. Somut olaylarla sözleşmenin feshi yapılabilir” dedi. İşeri, para iadesi almak isteyenlerin izlemesi gereken yolu işe şu şekilde özetledi “Mücbir sebebi göstererek sözleşmenin feshi istenmeli. Aday, olumsuz yanıt alırsa Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurarak ya da Tüketici Mahkemeleri’ne dava açarak alacağını talep edebilir.” Ücret iade edilmeli’ Yeni sınav için adaylardan herhangi bir ücret talep edilmeyeceği duyuruldu. Ancak bazı adaylar, sınava tekrar girmek istemiyor. Peki, bu durumda sınav için ödedikleri ücretler iade edilecek mi? Zafer İşeri, konuyla ilgili şunları söyledi “Aday, sınav hizmeti almak için bir ödeme yaptı. Ancak sınav gerçekleşmedi. Sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde, aday sınava girmek istemiyorum derse parası iade edilmeli. Konu yargıya intikal ederse adaylar haklı bulunur.” ????KPSS'ye girmek istemeyenlere ücret iadesi yapılacak mı?????Sınav iptali nedeniyle düğün salonu, tatil rezervasyonu gibi masrafları geri almak mümkün mü? — Ozan Kadüker ozankaduker August 6, 2022 Düğünlerini ertelediler - Sınav iptal olunca planları bozulan adaylar, sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarla mağduriyetlerini dile getirdi. Onlardan öne çıkanlar şöyle - Düğün tarihimi 18 Eylül’e almıştım. Sınav biter bol bol vakit kalır hazırlıklar yetişir diye düşünüyordum, şimdi mecbur düğüne kadar ders çalışacağım. - Eşim hamile olmadan önce “Bebek için KPSS’yi de düşünerek bir tarih belirleyelim, bebeğin doğumu sınavdan sonraya denk gelsin” demişti. KPSS iptal oldu. Doğum sınava denk gelecek böyle giderse. - Askerlikle sınav çakışmasın diye askerliği eylüle ayarlamıştım ve sınav iptal oldu. - Düğünümü KPSS’den sonra olacak şekilde planladım, rahat rahat tatile gidecektim. Ama şimdi şezlongda test çözeceğim - Tüm programı sınava göre yapmıştık. Düğün salonu, davetiye basım ücretleri, yol masrafları ne olacak?
elif tarafından konu açıldı 4 sene önce Merhaba fikrinize ihtiyacım var yardımcı olursanız çok sevinirim. Ben 2012 mezunuyum mezun olduğum sene ailevi olaylar sebebiyle hemen işe girdim bi firmada muhasebe bölümünde çalıştım bu süreçte mali müşavirlik staj sınavını kazanıp 3 yıl staj yaptım şimdi stajım bitti ve smmm belgemi almama az kaldı. Ama malum özel sektör zorlukları insanı bunaltıyor bu yüzden de kpss a grubundan hazırlanmak istiyorum ama işi bırakıp bırakmamak konusunda çok kararsızım iş ile yürür mü bilgiler taze değil kursa gitmek istiyordum ama patronlarım işten çıkmamı istemiyorlar Soracağım şu ki kpss a grubu iş ile birlikte yürür mü yoksa işi bırakıp dershane ile yola devam mı etmeliyim? 6 Cevaplar yahu mesleğini eline almışsın smmm olmak için ne kalmış kaç milyon atanmayı sınavi kazanmayı bekleyen insan varken sen yaptığın her şeyi bırakıp sınava hazırlanmayı düşünüyorsun akıl işi değil gece gündüz çalışmak stres içinde sınava odaklı yasamak. benim size tavsiyem smmm belgenizi alın kalan sınavları geçip mali müşavir olarak büronuzu açın işlerinizi büyütüp patronunuz olmak için çalışın Hocam nice senelerini vermis bircok sinava katilip elenmiş kaldı ki son bikac yildir guzel puanlar alip sadace ilan beklemek iibflilere adeta farz olmus sanki cok zorlu bir surec bircok seyden feragat etmeniz gerekecek eger bunun ustesinden gelebilirseniz baslayin sayet yapamayacaksaniz hic bulasmayin derim turan cevaplandı 4 sene önce İşini bırakma. Şeytana uyma. Kpss’ye çalış. Olursa gidersiniz. Olmasa çalışmaya devam edersiniz. Çünkü bit daha iş bulamayabilirsiniz. Nasipte varsa olur , olmazsa devam edersiniz işinize. fatih cevaplandı 4 sene önce Kpss A dan yeterli puanı çalışırken alabilirsiniz, ben de hem çalışıyorum hem de kpss ye hazırlanıyorum. Kurum sınavını da bir şekilde geçebilirsiniz. Mülakatı da bir şekilde geçebilirsiniz. Ancak bu seferki büyük düşmanınız çok farklı. Bildiğiniz kadro açılmıyor. Kpss A diye bir sınav var ama bunun alimi yokyakında A’yi kaldırıp gkgy’den sınava sokacaklar diye düşünüyorum.Amacınız tahminimce guy değildir, smmm stajı yaparken vergi dairesine uğradığınızda rezilliğimize bizzat şahit oluyorsunuzdur. Garanti açılma garantisi olan tek sınav da guy. Ona göre duşunun tasının derim. ishak cevaplandı 4 sene önce Smmm’lik bırakılmadan kpss ye gayet rahat çalışılır. Kaldı ki smmm her zaman için gelecek vadeden şahsi işin. Çevre, tanıdık, gece-gündüz çalışma gibi faktörleri bahane etmek ilerdeki muhtemel yapılacak mesleklerde de bu tür bahaneleri kaçınılmaz olarak karsınıza çıkarır. İki seçenek var; ya sevdiğiniz isi yapın, ya da yaptığınız isi sevin.
kişinin,bir okulagenelde universite kayıtlı olduğu halde,aynı zaman da bir işe de sahip olduğunu belirten kelime artıları ve eksileri olan çalışılması durumunda eskileri daha azdır ya da tam zamanlı çalışma durumunda ise bir işkenceye ders sonrası kafasına göre takılırken*,eşşek gibi işe gitmek zorunda çok insan tarafından "mal mısın olum sen,bu günleri bir daha bulamazsın" vecizeleri ile tahrik kötüsü de,"ulan yıllık izni finaller de mi kullansam yoksa tatile mi çıksam yaza" diye kara kara "sitmişim finalleri" nidası ile sonuçlanan bu kararsızlık devresinin akabinde,sınıfta kalınması yönleri ise,evden para istemek zorunda kalmamak,kariyer yapmaya erken başlamak ve insanın kendini asalak gibi hissetmesinden kurtulması olarak sıralanabilir. öğrenciliği tüketici insan olma konumundan çıkaran, saygı duyulacak aktivite ikilemi.. başta çalışmak zevkli gelir, artık para kazanan bir birey olmuşsundur amma velakin finallerde patlayan ders adedindeki artış biraz can sıkar, ve bu iş okulu uzatma devresine kadar boyle devam eder. fakat ekonomik kriz gibi bir doneme denk gelirsen "nasıl olsa mezunlar sinek avlıyo, ne gerek var mezun olmaya" ! dersin, devam edersin eski tas eski hamam ... ogrencilik hayatinin sonuk ama basarili gecmesine katkida bulunur. okulda zevzeklik yapmaya pek zaman kalmaz, ders aralarinda ve cikislarda kosa kosa i$e gelinir, final donemlerinde izin istemek biraz kasar. tum bunlar olumsuz yonleri olsa da, bu i$in en iyi tarafi anne baba parasi yemek zorunda kalmaz insan, ayrica yaptigi i$i seviyorsa, mezun oldugunda da devam ettirme sansi yakalamis olur. bir çok açıdan sayısız faydaları olduğu kadar, ilerde tam yaşanamamış öğrencilik hayatının hafif iç sızlatan bir ukte olarak kalmasına sebep olabilecek bir şey. tavsiye olunur. 5 senelik universite hayatımın senesinde bil fiil yerine getirdigim aktivite. hiddetle tavsiye olunur. mezun olurken issizlik gibi bir dert cekmez insan, kafayi yemez bi dunya tecrube edinmis olur, iyi olur... ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
hem işe gidip hem kpss çalışanlar